30 Ocak 2015 Cuma

Ah anam ah babam!


Ah anam ah babam dedim çektim içimi
Ağarırdı saçım düşündükçe geçimi
Bu yaşa geldim doğru yapamadım seçimi
Bilmem akıbet nedir işte yaşar giderim

Ah babam önümden gitsen bassam izine
Korum başım hala anacağzım  dizine
Ben daha olmadan torun oldu düzine
Bu nasıl iştir ki vallah şaşar giderim

Silsen annem yanağımdan akan yaşımı
Bassan bağrına koklasan ah bir başımı
Oturup da soframa paylaşsan aşımı
Engel nedir ki hepsini aşar giderim

Çok şey dermiş gibi babam yüzüme baksa
Yüreğinden şefkat daim içime aksa
Umuda açılan engelleri hep yıksa
 Dağ taş demem ki menzile coşar giderim

Kim sorar halimiz olunca hasta sayrı
Düşmek ne de zor imiş babam sizden ayrı
Can anam açıp da kucağın dese gel gayrı
İki elim olsa kanda  koşar giderim

Zimmetlemediler ya hoş bana tapuda
Haberci beklerim gözlerim hep kapıda
Girince Garibce sonunda bir tabuda
Dünyayı üçten dokuza boşar giderim

Dua ile!
30.01.2015

GARİBCE

Cemaat hancı ben yolcu!



Bugün cumaydı ya hani hutbe vardı
Dinliyorken Garibce bir duygu sardı

Başım önümde içimi sardı bir acı
Hissettim kendimi bir hayli yabancı

Müslüman olup da günahsızımız yok
Doldur doldur cehennemin dibi yok

Öbürleri zaten tümüyle cehennemde
Bu sonuçta oh mesuliyet de yok bende

Nasıl olsunlar cümle alem Müslüman
Bakarlar müslümanların hali pek yaman

Şanlı nebi kim bilir nasıl, aynası biziz
Olurdu yüreği yara görseydi halimiz

Ey nebi senin mesajın elimizde kaldı
Vahyin ışığı jengi günahımızla azaldı

Sen rahmeten lilâlemîndin ya yetmez mi
Bize ne iş düşe mesaj kendi gitmez mi

Hem Kuran evrenseldi ve dili Rabca
Hiç olur muydu böylesi mesaj Arapca

Sen şahittin ashabın gaibdi duyurdun
“Şahid olan gaibe iletsin!” buyurdun

Gaibin dili farklıydı hem de kültürü
Nabızların bile tutamadık bir türlü

Hal böyle iken yandırdık oda tümünü
Böyle kurtardık sözde İslam’ın ününü

Vaziyet bu ya oldu içimde bir sancı
Garibce duygu cemaat hancı ben yolcu

Dua ile!
30.01.2015

GARİBCE

Zarar izâle olunur!


İzâle olunur zarar
Defi zarar celbi yarar
Hak buyurur Rasûl
La darara vela dırâr

Açıklaması şöyle:
Zarar bir şekilde ortadan kaldırılır.
Zarar (öncelikli olarak)  giderilir, yarar ise sağlanmaya çalışılır.
Kimseye durup dururken zarar vermek yoktur.
Verilen bir zarara  zararla karşılık vermek de yoktur.
Söz gelimi birisi sizin arabanıza zarar verdi ise bunun yolu zararı tazmin ettirmektir. O kimsenin arabasını ya da evini kundaklamak suretiyle dengi ya da daha fazla bir zararla verilen zarara karşılık vermek caiz değildir.
Tavuğa kişt demenin karşılığı ite oşt demek değildir.
Bahçeye giren ve zarar veren komşunun hayvanına verilecek ceza hayvanın kulağını kesmek değildir.
Bugün bile hala devam eden kan davası gibi ilkellikler bu genel hukuk ilkelerinden gafletle sürdürülmektedir.
Bunlar evrensel hukuk ilkeleridir ve bizim Mecelle'nin genel kuralları arasında da yer alır.
Dua ile!
30.01.2015

GARİBCE

Ey adalet! Sesim geliyor mu?


Adalet olmaz ise bir yerde,
İnsan düşermiş meğer her derde
Zulüm hakikate büyük perde
Hak hukuk yok gir ağla çık ağla

Rüşvet kapıdan girince naçar
Şol adalet pencereden kaçar
Kurunun yanında yaş da yanar
Garaib çok gir ağla çık ağla

Hukuk mu biri yer biri bakar
Hayrettir kıyamet ondan kopar
Can kuzular evinde aç yatar
Karınlar tok gir ağla çık ağla

Adl ile zulüm barınmaz bir yerde
Adalet yegane devadır her derde
Oturma hakimin olmadığı yerde
İşler hep bok gir ağla çık ağla

Kimsenin âhı kimsede kalmaz
Zulüm ile ülke abad olmaz
Ah alan hiçbir an huzur bulmaz
Kararın şok gir ağla çık ağla

Derler adalet mülkün temeli
Herkes bunu böylece bilmeli
Garibce daim yüzler gülmeli
Karınlar tok gir oyna çık oyna

Dua ile!
30.01.2015
GARİBCE 

29 Ocak 2015 Perşembe

Çölün cefası hikmetin kabası



Şehirde yaşayan sürer elbet sefa
Men sekene fi’l-badiye fekad cefa

Nerde otlak su var ise orda oba
Haliyle insan olurmuş kaba saba

Adam yüzmüş deriyi asmış ahıra
Kurusun da içine çökelek doldura

Açık kalmış kapısı girmiş komşu iti
Yemiş deriyi semirmiş kanlanmış biti

Deri sahibi almış soluğu hakimde
Hakim uykulu tarafları dinlemede

Şikayetin sunmuş beklemiş versin ceza
Öyle ki cümle aleme ders olsun keza

Hakim dönmüş itin sahibine  şöyle
Duydun demiş hele bak bir de sen söyle

Adam demiş  ki kapı açık yaş deri
Söyle hakim bey sen it olsan yemen mi

Hakim çekmiş la havle demiş bre yaban
Haya nerde sende yok mu hiç edeb izan

 Noldu hakim bey niye kızdınız öyle
Yanlış bir şey mi dedim Allasen söyle

Ölünün körü dedi hakim daha ne olsun
Bir de gel ye başımın etini de tam olsun

Yaz dedi hakim dava görüldü alındı karar
Bu davayı uzatmada taraflara çok yarar var

Attı davayı hakim belirsiz ileriye
Çıktılar salondan adam döndü geriye

Hakim bey dedi titrek size bir şey diyeceğim
Başınız etini sonra ne zaman yiyeceğim

Garibce  bitir gayri laf uzadı girdin havaya
Senin masal benzedi dededen kalmış davaya

Dua ile!
28.01.2015

GARİBCE 

28 Ocak 2015 Çarşamba

Eşekte semer atta eğer Her şey kendi yerinde değer

 

Eşşek sevindi semer ustası öldü diye
Çırak yerini aldı ocak sönmesin diye

Oturdu tezgaha semer yaptı ağır ağır
Eşşeğin oldu mu şimdi her tarafı yağır

Dövündü eşşek dedi ah benim nankör  başım
İbret alamadım bak kemale erdi yaşım

Ustalık da ne büyük nimetmiş bilsek meğer
Ar olur muymuş anlasak hiç  eşşeğe semer

Eşeği yara bere sardı ölecek sandı
Ustayı gene andı gözünden yaş boşandı

Acemi elinden eşşek çekse de zahmeti
Liyakat yoksa sen asıl bekle kıyameti

Garibce ah ile der her şey yerinde değer
Allah itkan ile yapılan işleri sever

Dua ile!
28.01.2015

GARİBCE 

25 Ocak 2015 Pazar

Gel biraz da sen oyna!



Söyle nasıl ederim bilmem nedir kederim
Avunan sabi gibi her an içim çekerim

Hüzün sanki çok derin batmış da gemilerin
Görenler sanır yandın ahına kimilerin

Söyle can sen ne ektin daim hüzün biçersin
Kazık mı çakacaksın elbet sen de göçersin

Öyleyse bu hal niye için içini yiye
Benzetirsin kendini sütü dökmüş kediye

Ey can dünya yalan oyuncu falan filan
Sahne al işte meydan biraz da sen oyalan

Garibce olmaz iflah bu akıl ile billah

Sana neymiş Kabe’den sahibi hazreti Allah

24 Ocak 2015 Cumartesi

Bayram namazı tarifi



Bir bayram sabahı İmam kürsüde ya
Başladı bayram namazını anlatmaya

Vacibdir dedi hem fazla tekbirleri var
Can kulağı ile dinlemekte yarar var

Müezzin der vacib bayram namazına
Dokuz tekbir ile uyun imamı azize

Tekbirden sonra ellerini bağlarsın
İçinden hem günahlarına ağlarasın

Okursun sübhanekeyi ardından tekbirin
Sonra alırsın tekbirleri ardısıra birbirin

Allahu ekber der ellerini salarsın
Allahu ekber der ellerini salarsın

Bir bir daha etti iki unutma bir anda
Her ikisinde de ellerin olacak yanda

Allahu ekber der ellerini bağlarsın üç
Aslında kolay anlaması olsa da güç

Sonra gene bağlarsın kıyamda ellerini
Okur imam Fatihasını zammı suresini

Tekbirler kıraat bitti ya birinci rekat
Allahu ekber hep birlikte sen de yat

Kalkınca başlar gene imam okumaya
Beklersin sen imamı bitirsin diye

Okuma tamam şimdi gene tekbir
Allahu ekber dedin ya saldın bir

Allahu ekber dedin saldın iki oldu
Allahu ekber dedin saldın üç oldu

Alllahu ekber dedin rükuya gittin
Gerisin gene bildiğin gibi bitirdin

İşte böyle anlatıp duruyordu imam
Doğruldu cemaatten ümmi bir adam

Hocam dedi anlattığın çok güzel
Lakin bir tarifi yok mu şöyle özel

Hor görüp köylü deme ver bana izini
Ben de edeyim şu namazın tarifini

İmam dedi içinden ne bilirsin çarıklı
Bu iş için olmak lazım  cübbeli sarıklı

Neyse ki imam gene de buyur dedi
Ne söyleyeceksen haydi duyur dedi

Bilirim yok ilmin öyle lafı uzatma
Vakti geçirip de namazı kocatma

Ümmi dedi yok hocam bakma halime
Tarif bu ya toru topu birden iki kelime

Hepsi dedi iki rekat yok arada mola
İki salla bir bağla üç salla bir yolla

Cemaat gülüştü hem cümlesi duydu
Dediler bu tarif var ya bize çok uydu

Garibce der işte böyle gelir de aşka
Anla ey dost ilim başka irfan başka

Dua ile!
24.01.2015

GARİBCE

23 Ocak 2015 Cuma

Bugün karneler günü!




Sûr’a üfürülünce, yerle gök dürülünce
Kopunca kıyamet Allah’ım kıl bize rahmet

Cümle âlem toplanmış mahşer bu ya
Şaşkınca koşarlar bir oraya bir buraya

Bilmezler ki nereye nasıl gidecekler
Sonunda anlarlar hesaba çekilecekler

Yandık ki ne yandık lütfeyle acı bize
Der ki  Rasul “Men Hûsibe fekad uzzibe”

Kitaplar mıdır nedir bak şu gökten yağan
Her biri asılır boyunlara işte o an

Nereden de çıktı bunlar bak arşiv açılmış
İçindekiler ayan olmuş etrafa saçılmış

Yok artık o demde yakınlık sizli bizli
Hiçbir sırrınız öyle gayrı kalmaz gizli

İşte o vakit, sağından verilen kitabı
Güven içinde hep sağlama alır hesabı

Oh çeker nara atar kurtuldum diye
İşte der “Hâumu’kra’û kitabiyeh”

Yüzleşeceğim bilirdim zaten hesabımla
Ve boynuma asılacak olan kitabımla

Denir ona artık sen yeni bir hayat içresin
Makamın bilesin yüksek bir cennettesin

Sarkar meyveleri devşirirsin kolayca
Az yorulmadın varmak için bu sonuca

Yiyin için cennette bitmez her şey ardışık
Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık

Kitabı solundan alan soramaz niçini
Kitabım verilmeseydi ah der çeker içini

Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim.
Ashabı yemin gibi keşke ben de gülseydim

Keşke ölüm bitirseydi tümden yoğu varı
Malımın bana hiç mi hiç olmadı yararı

Boynuzsuz koç boynuzludan hakkını alanda
Ne gıptaydı onlara ah bilsen toprak olanda

Tapındık ya dünyaya bu her şeyi berbat etti
Ömürle birlikte saltanatım da yok olup gitti.

(Ve emir gelir:) Onu yakalayıp bağlayın.
Sonra da (kütük gibi) cehenneme sallayın.

Yetmiş arşın zincire vurun sonra onu.
Dünyaya tamahın bilsin işte budur sonu

Çünkü o, iman etmezdi azamet sahibi Allah’a.
Teşvik nedir bilmezdi yoksulu doyurmaya.

Bir ömür zulmetti mazlumlara zehir kustu
Yazık bugün yoktur onun yakın bir dostu.

Kanlı irinden başka da yoktur bir yiyeceği.
Günahkârlardan başkası bilmez bu içeceği

Ya Rab! Bizi Sen koru sui akıbetten
Bizi rahmetin korur ancak felaketten.

Sen bir kulsun mukaddesata eyle hürmet
Öyleyse, yüce Rabbinin adıyla tespih et

Dua ile!
23.01.2015
GARİBCE
Not: Hakka suresinden esinlenilmiştir. (el-Hâkka 69/18 vd.)


Geldi kafiye gitti safiye: Fıkıh



Bir akşamdı yediler yemeği
Baktı hatuna tuttu dileği
Nankörlük olur dedi içinden
Görmez isek bunca emeği

İçinden iltifat etmek istedi
Hani pek de adeti değildi

Olsun dedi çok üstümde hakkı
Bilmeyen bilir miydi ki Hakkı

Hatun var ya dedi sen hoşsun
Ama ağzından çıktı sen boşsun

Hatun duydu ya bunu sarardı
Her ikisinin de yüzü karardı

Aldılar soluğu hemen kadı efendide
Dediler nolacak şimdi hele bir de

İndirdi kadı eski kara kitabı raftan
Salladı kafayı olmaz diye bir taraftan

Oğlum netmişsin dedi sen böyle
Maalesef geldi kafiye gitti safiye

Ee nolacak şimdi kadı efendi
Kadı çare diye hülleyi gösterdi

Kadının yüreği sanki koca bir taştı
Bu ne biçim fıkıh dedi adam şaştı

Allah”ım dedi bu senin dinin olamaz
Böyle bir dinde kimse huzur bulamaz

Döndüler oradan tutup evin yolunu
Hayat kendi çözer dediler asıl sorunu

Ve işte böyle aldı başını gitti hayat
Bizim fıkıh rafta kaldı öylesine bayat

Maksat zora koşmak mı ki din hayat
Hayat içinde değil ise fıkhı kaldır at

Din fıtrattır elbet mecrasını bulur
Fıkıh yol açtıkça hayatta yer bulur

Garibce der bu ne özge bakıştır
Fakih olana böylesi bakış yakışır

Dua ile!
23.01.2015

GARİBCE 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...