Bugün cuma, hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun!
Engellilerle ilgili bir sempozyum vardı ve benim de bir tebliğim vardı. Dokuz sayfalık bir yazım vardı, ama çoğ kez olduğu gibi gene irticali konuşmaya dönüştü ve bazı noktaların vurgulanması şeklinde geçti. Salondakilerin çok iyi dinlediklerini biliyorum, ama kimi homurdanarak, kimi aradığını bularak...
Özeti şuydu:
Engellilik, İslam’ın en temel kaynaklarında bir vakıa olarak kabul
edilmekle birlikte normal ve özünde iyi bir durum olarak görülmez. Buna mukabil sanki özrün müsebibi özürlü imiş gibi onu hor görmek asla kabul edilemez.
İnsanı insan
yapan onun emaneti üstlenebiliyor ve gereğini yerine getirebiliyor olmasıdır.
Bu açıdan özürlü ve ehliyeti ele alınıp incelenir.
İnsan yeryüzünde Allah’ın halifesidir. Bunun anlamı insanın yeryüzünde
Allah namına sorumluluk alması ve buna mukabil yetkilendirilmesidir. Allah
yaratma ve yürütmede esmasını melekut âleminde melekler, insanlık aleminde de
insanlar üzerinden gerçekleştirir.
Bu makamda insanın yetki ve sorumluluğu
kendi ilim ve imkânı ile sınırlıdır. Dünkü mugayyebatı hamse (beş bilinmez)
bugün üçe, ikiye inmiştir. Bilgi ve imkân alanına açılan her konu tevekkül
alanından çıkıp tedbir alanına girer. Bilenin sorumluluğu ile bilgisiz olanın
durumu bir değildir. Çocuğun öldürülmesine* gelecek öngörüsü olmayan Hz. Musa’nın tepkisi anlaşılabilir
bir durumdur. Ama Hızır geleceğe dair bilgisine rağmen yapması gerekeni terk edebilir miydi?
Bu itibarla bugün için dün olmayan yeni imkânlar sonucu yeni tedbirler
alınmasını gerektiren durumlarda insanlar hâlâ tevekkül halinde ve
geleceklerini kadere bağlar biçimde davranıyorlarsa bu kendilerine olan güveni
boşa çıkarmak olur. Dolayısıyla insanın ve onun adına ortaya çıkan
kurumların, özellikle insanı insan
yapacak düzeyde bir zihinsel yeterliliği olmayan özürlülerin evvel emirde
özürlerinin giderilmesi, buna imkân olmaması halinde özürlü doğumların önüne
geçilmesi konusunda artık gelecekle ilgili bilgi sahibinin davranması gibi
davranarak sorumluluk alması gerekir.
*Kehf 18/71-81
Saygı ve sevgiyle
Garibce
06.04.2012