9 Ocak 2017 Pazartesi

Mustafa Meral Çörtü Hocamız da Hakk’a Yürüdü


Hak’tan gel denir de gelinmez mi?

Hele de Mustafa Meral Çörtü hoca.
O tez canlılığı, zarifliği ve dakikliği ile.
Üç gündür durmadan kar yağıyormuş, kar arabaların boyunu aşmış. Yol yokmuş bel yokmuş. Ne gam. Mustafa Meral Çörtü almış ya daveti düşmüş hemen yola.
Yolun açık olsun sevgili ve saygılı Hocam.
Eminim ki ardından hep hayırla yâd edilecek hocalarımızdan biriydin.
Vazifenle özdeşleşmiş, bütün himmetini talebelerine, derslerine, yazdığın Arapça kitaplarına  vermiştin.
Emeklilik sadece prosedürel bir mani idi. Sen gene yolundaydın. Yılmadan, usanmadan. Ta ki yol bitene kadar.
Eh artık senin burada işin bitti. Seni yolun sahibi ağırlayacak bundan kerli. Sakın orada da elinde çantan, başında kasketin, her zamanki şık giyiminle ben talebelerime gidiyorum, demeyesin. Sen orda, naîm cennetlerinde keyfine bak. Yetiştirdiğin onca taleben var, zahir senin yerini burada aratmazlar.
Daha az önce öğrendim yürüyüşünü. Feys’ten paylaşmışlar. Tahmini zor değildi, herkes ne güzel şeyler söylemişler ardından. Güzellik de bu değil mi be Hocam!
Tevekkeli bir yıldır o dik yürüyüşüne rağmen artık beden yükünün epey ağırlaştığını gösteren emareler yok değildi. Kendi kendime hocada artık ihtiyarlık alametleri belirmiş dediğim olmuştu. Buna rağmen sen o azminle çoğu kez erkenden fakülteye gelip işini bitirmiş eve dönerken karşılaşırdık senle.
Hiç hasta olduğunu da duymamıştım.
Sen Allah’ı seviyordun, Allah da seni sevdi. Erzel-i ömre düşürmedi. Sen ayakta iken seni yanına aldı. Ne mutlu! Meslektaşın Tüfekçi’nin dediği gibi “çınarlar gibi ayakta öldün!”. Sana nasip oldu son anına kadar hizmet, bilene ne büyük devlet.
Kendini Arapça’ya ve talebelerine adamış bir hocamız olarak bir sürü de kitap bıraktın. Onlar amel-i salih olarak ardından yetişecek. Ama ben eminim ki onlara ihtiyacın kalmayacak.
Sen iyi bir örnektin adanmışlığa.
Ve sen de nice değerli insanımızın kaderi gibi tek başına bir ümmettin.
Ama yalnız değildin ve olmayacaksın da.
Aminlerin var, Yasinlerin var.
Göğe ağan duaların.
Gerçekten yüreği yananların.
Güle güle Mustafa Meral Çörtü hocam.
Güle güle!

Dua ile!
09.01.2017
GARİBCE 


7 Ocak 2017 Cumartesi

Yol O’nadır vuslat O’na



Ben insanım dedi
Dedim ne var bunda
Görmüyor musun dedi
Eziliyorum altında
Dedim alla pulla
Herkes gibi sen de salla
Dedi yüzümde maske
Süsledim bin bir yaldızla
Herkes gibiyim bakınca
Görüntüde yok sakınca
Lakin içimde bir ses var
Durmaz kalbim tırmalar
Sordum bu neyin nesi
Dediler vicdan dedikleri
İçindeki Tanrı’nın sesi
Kemiriyor hiç durmadan
Ne gündüzü var ne gecesi
Biliyorum kendi mecalim
Hayır mı şer mi amalim
Binlerle günahım bilirim
Her birinde yara alır kalbim
Acizim gücüm yetmez
İn’amını saysam bitmez
Her birine bir şükür gerek
Sahibini her dem zikir gerek
Nefis deyu atım var pek azgın
Gider keyfine, bilmez dizgin
Kaç kere daldırdı meharime
Zorlarım gitmez mekarime
Utanma yok pişkin mi pişkin
Bahane üretir bire bini aşkın
Anlamıyor hiç zordan dardan
Atacak beni bir gün yardan
Bu zaafımla ben neylerim
Kimden nasıl imdat dilerim
--oOo--
Ağzıma çalıp bir parmak bal
Demiş emaneti boynuna al
Yücelik evrende yerin bilmek
Boynuma geçivermiş bir ilmek
Yeryüzünde Âdem’e Halifelik
Değil midir ki o Hakk’a naiblik
Zıllullah olmuşum bunca aczimle
Altından nasıl kalkarım tazimle
Kan akıtmak, fesada vermek bende
İmar ile cennete evirmek bende
İndirmem gerek bin bir azimle Esmayı
Ve cennete çevirmek şu fani dünyayı
Rahman olmak hem Rahim olmak
Bütün varlığı sevgiyle kucaklamak
Hem Settar olmak hem Rezzak
Yerince Vedûd yerince Müntakim
Yolu her daim  sırat-ı müstakim
Yerince Azizün züntikam
Yerince  Zülcelali velikram
Bende belirecekti esma-yı Hak
Bendeydi emanet Halife olarak
Ah abdal olaydım olaydı malum
Ya da ebleh olaydım ermeyeydi aklım
Ya da anam hiç doğurmamaydı
Şu saçım sakalım hiç ağarmayaydı
Taş olsaydım düşüp de yerinden
Yuvarlansaydım keşki haşyetinden
Bunun ucunda cennet var bilirim
Tutuşmuş bekliyor da nar-ı cahim
Ya nefs-i mutmainne diye çağrılırım
Ya ilâ cehenneme zümera yuvarlanırım
Nazar edip de hayvanata
Mahşerde edip onlara gıpta
Demek de var bakıp hesaba
Ya leyteni küntü turâbâ
Tutunacak yok tek bir dalım
Benden yana kırık kolum kanadım
Tek bir umudum var vuslat için O’na
Yapışmak sapasağlam bir kulpa
Ancak o olur yolumda furkan
Hablullahil metin O’na  Kur'an
Urvetu’l-vuska Hakk’a burhan
Bilmem mülkünde başka sultan
Ol Nebiyyi zî şandır bana kudve
O olur ancak hayatımda üsve
Yol O’nadır anda vuslat elbet O’na
Garibce feda olsun öylesi sona

Dua ile!
07.01.2017

GARİBCE 


2 Ocak 2017 Pazartesi

Acz ile kulluktur sermayemiz



Kim inkâr eder, kendine eder (Rum 44)
Kim ikrar eder, uçmağa gider
İnsan olan, kutlu amaç güder
Çelik çomak değildir gayemiz

İmana sâlih amel eş olur
Kalpler zikrullahla huzur bulur
Şol bahr-ı hakikatte yol alır
Anda neyl-i cemaldir payemiz

Topraktır mayem, atamdır Âdem
Halk idüp Ruh’tan üfledi ol dem
Biliriz had, olsak da mükerrem
Acz ile kulluktur sermayemiz

Garibce’de kusur çölde kumdur
Sapıtmam zira yolu yolumdur
Derse anda o benim kulumdur
Biter mutlu sonla hikâyemiz

Dua ile!
02.01.2017

GARİBCE 


Dindarlık kesmedi iyi mi?!


Dindarlık kesmedi oldum dinci
Radikalim ben pek bir köktenci

Toptan din alırım din satarım
Kesat yoktur raicdir pazarım

Şiarım kılıç kalem de neymiş
Seyfim[1] nice küffar boynu eğmiş

Tekbir ile nice kestim boğaz
Kâbusla erdi göklere avaz

Fetih sonrasında kılıç ayeti
Aff hoşgörü hepsini neshetti

Lâ ikrahe fi’d-din[2] olur mu hiç
Bundan kerli söyler sözü kılıç

Leküm diniküm[3] kaldı geride
Kescen kâfiri bulduğun yerde

--oOo—

Şekil şemail korku verirdi
Gören yüzünde nefret belirdi

Bağnazlıkla sandık ettik kâr
Bundan asıl İslam gördü zarar

Oysa İslam âlemlere rahmetti
Yol nâsı[4] sühuletle[5] davetti

Temsil ile Rasul üsve[6] oldu
Onun bu yolu bize de yoldu

Nerde hani beşşirû[7] fermanı
Usrile[8] nasıl bulun dermanı

Garibce sen yol bil pak sünneti
Bulursun ancak anda izzeti

Dua ile!
01.01.2017
GARİBCE



[1] Seyf: Kılıç
[2] Dinde zorlama yoktur!)
[3] Sizin dininiz size benimki bana.
[4] İnsanları
[5] Kolaylıkla
[6] Örnek. rol model
[7] Kolaylaştırın
[8] (Zorluk ile)

1 Ocak 2017 Pazar

Sarıkaya Köyüme: Keven güzellemesi


Keven almaya gittim bele
Sırtımda kazma kössük ile
Dediler işin zor rastgele
Ben köyümüze doyamadım

Kazma kordum keven dibine
Abanıp var güç kössüğüne
Nice düştüm kıçım üstüne
Ben köyümüze doyamadım

Önce keven ütülenecek
Üstüne de su dökülecek
Sabah bir güzel dövülecek
Ben köyümüze doyamadım

Keven deyip geçme öyle
Verirdi bize zamkı bile
Ne ki çile üstüne çile
Ben köyümüze doyamadım

Dağ taş alındı çıkan keven
Harmanda dönsün diye düven
Erozyon toprak yüzü yiyen
Ben köyümüze doyamadım

Yağmur yağdı dere köpürdü
Kalmadı toprak sel süpürdü
Sandık ki bu köye kaderdi
Ben köyümüze doyamadım

Neyse sonunda gurbet çıktı
Şehre giden yollar açıktı
Nasıl olsa Allah Rezzaktı
Ben köyümüze doyamadım

Geçim köyde bak sona erdi
Rızka erme herkesin derdi
Bu kez sıla diye inlerdi
Ben köyümüze doyamadım

Göç oldu evler şehre aktı
Keven kurtuldu da kök attı
Arıcılar bolca bal sattı
Ben köyümüze doyamadım

Dua ile!

01.01.2017
GARİBCE







Olan İslam’a oluyor

İnsanlar eğleniyorlar. Farzedelim ki eğlence günah. Hem de çok günah. İnsanlar yılbaşı kutluyorlar. Farzedelim ki gün kutlamak günah hem de çok günah. İyi de sana ne kardeşim. Bize ne el âlemin ne yaptığı.
Allah mısın? Haşa!
Allah’ın vekili misin?
Hem bu insanlar kim? Senin kulların mı?
Ben nice baba bilirim, kendi çocuğunu adam akılı döver de bir başkasının fiske vurmasına rızası olmaz, asi çocuğunu koruma pahasına ölümü bile göze alır. Sana ne oluyor?
Allah’ın kulları.
İsyan etmişler? Kime? Rablerine.
Sana bir zarar vermişler mi? Yok.
Allah’ın cenneti cehennemi yok mu? Var.
Allah’ın cünudu (melaike) yok mu? Var.
Yapılan her şey kayıt altına alınıyor mu? Evet.
Her bir şeyin hesabı verilecek mi? Evet.
Peki, iyi bir insan olarak senin vazifen ne? Önce temsil sonra tebliğ.
Temsil olmadan tebliğin anlamı olur mu? Olmaz.
“Lime tekûlûne mâ lâ tefalûn?” Yapmadığınızı niçin söyler, başkalarına nizamat vermeye kalkışırsınız.
Sen iyi insan oldun da senin ardından gelen olmadı mı?
Sen İslam’ı iyi temsil ettin de insanlar İslam hakkında iyi bilgi sahibi olmadı mı?
Sen peygamber postuna oturdun, temsil ile birlikte tebliğ ettin, sorumluluğun yerine gelmedi mi?
Allah, kulları için peygamberlerine “Sen ancak hatırlatıcısın, zorla kabul ettirici değilsin” demedi mi?
En genel ilke olarak “Dinde zorlama yoktur” buyurmadı mı?
İslam, “silm” kökünden barış ve huzurun adresi değil miydi?
Müslüman olanın elinden ve dilinden kimseye zarar gelmezdi hani? Ne oldu?
Bir kâfirin Allah’ın kulu olması bakımından Müslümandan farkı nedir? Aynı kudret eliyle yaratılmadı mı? O yüzden Yunus “Yaratılanı severim Yaratandan ötürü” demedi mi?
Mevlana kucak açıp herkese “Ne olursan ol gel gel!” demedi mi?
İmam Azam Ebu Hanife babasını öldürüp kafatasında şarap içerken boğulup ölmüş kimsenin cenazesini kılar mısın diye sorduklarında onlara: “Kimlerdendi?” diye sordu. “Hristiyan mıydı, Yahudi miydi?”. Hayır dediler. “Ya neydi?” deyince Müslümandı diye cevap verdiler. İmam, “Bak siz söylediniz!” dedi ve bu kadar günaha rağmen onların ölüsüne bile saygısızlık edilemeyeceğinin dersini vermedi mi?
Hz. İsa’ya Mecdelli Meryem’i zina isnadıyla getirdiklerinde onlara “İlk taşı içinizde hiç günahı olmayan atsın!” dediğinde, herkes oradan sıvışmadı mıydı? İçlerinde tek bir günahsız var mıydı?
Ya bizim? Gerçekten hiç günahımız yok mu ki onu affettirmek için kendi başımızın derdine düşeceğimiz yerde ocaklar söndürüyor, koskoca bir ülkeye ataşlar salıyoruz.
Ne yapıyoruz?
Dışkısının üzerine çöküşen sinekleri öldürür gibi bir haleti ruhiye ile masum insanları katlediyor, tüm insanlığın huzurunu kaçırıyoruz.
Kim kazanıyor? Kazananı yok.
Kim kaybediyor? İslam ve Müslümanlar.
Yazık, çok yazık. Eğer bunu İslamlık adına yapıyorsak bir kez daha yazık.
Bırakın Allah’ın kullarını.
Allah bizim vekilimizdir, biz Allah’ın vekilleri değiliz.


Dua ile!
01.01.2017

GARİBCE 


http://dedekorkut1.blogcu.com/yunus-emre/13902997

31 Aralık 2016 Cumartesi

Kalem yazar kılıç bozar



Kalem inşa eder yazar
Temeddün atiye uzar
Kılıç yıkar asar bozar
Hülagu musun sen zalim

Varsa eğer bilgi servet
İzin takip eder devlet
Neden hep yıkmaya himmet
Hülagu musun sen zalim

Kurulmaz devlet cehlile
Cömertlik gerektir ille
Durmaz nakşedersin sille
Hülagu musun sen zalim

Çalmıştın ya Hak’tan maya
Hani gönüller yapmaya
Neden teşnesin yıkmaya
Hülagu musun sen zalim

Ben bir Garibce avazım
Kılıç benim yazmaz yazım
Yıktın gönlüm kırdın sazım
Hülagu musun sen zalim

Dua ile!
31.12.2016

GARİBCE 


Sarıkaya Köyüme Güzelleme!


Ocaktan aldım elim yandı
Çıngı sıçradı üstüm yandı
Suya dizledim özüm kandı
Ben köyümüze doyamadım
Derede atlambıktan geçtim
Çıkaklarından sular içtim
Yaz geldi yaylasına göçtüm
Ben köyümüze doyamadım
Şu ahır sekisi evimdi
Mal kokusu üstüme sindi
Geçim ağır sırtıma bindi
Ben köyümüze doyamadım
Sakız kanatırdım cırtlıktan
Kızağa binerdim Oluk’tan
Şelek çektim sırtta otluktan
Ben köyümüze doyamadım
Koyun keçi olur damgalı
Çobanlar güder idi malı
Kadınlar sağardı sağmalı
Ben köyümüze doyamadım
Loğusa avlar alkarısı
Pişmez ise hemen yakısı
Sınangalı bibim kapısı (Tıkalak)
Ben köyümüze doyamadım
Dağlıktır coğrafi yapısı
Menderes çizer hep Kıpız’ı
Toğgaya katılır narpızı
Ben köyümüze doyamadım
Çok yuvarlandım tengen menger
Ördüm kındıra şapka lenger
Az mı topladım yemlik kenger
Ben köyümüze doyamadım
Garibce amma köyün varmış
Hasretle bak saç baş ağarmış
Keskin sirke küpe zararmış
Ben köyümüze doyamadım
31.12.2016






























Sırtımda deli gömleği



Standart yurttaş eleği
Tornadan geçsin dileği
Gençliğim geçti de gitti
Sırtımda deli gömleği

Dedi huzur iman bana
Düşme ha aklın ardına
Felah için gerek sana
Sırtında himmet şeleği

Dedi siyaset gel bana
Ardın dönme ona buna
Kalsın benden miras sana
Yağlı bir urgan imleği

Dedi tarikat yol benim
Seni ben kâmil ederim
Gassal elinde kaderim
Şaşırmışım ben feleği

Dedim ilim gider O’na
İlim satılır on pula
Şaştım girdim çıkmaz yola
Gel gayrı ölüm meleği

Garibce erilmez aşka
Sabır olmayınca meşke
İstemez bir şey başka
Baş başa hesap dileği

Dua ile!
31.12.2016

GARİBCE 



30 Aralık 2016 Cuma

Yunusca: Selam olsun!



Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun. (Yûnus)

Hakkı tutup Hak arasın
Ak edip yüzüm karasın
Onulmaz yürek yarasın
Saranlara selam olsun

Daussıla kalpte yara
Bu yarayı kimler sara
Kusur çoktur anı hayra
Yoranlara selam olsun

Zalime olma ha yakın
Mazlumun ahından sakın
Can feda yanında Hakkın
Duranlara selam olsun

Müseyyebdir daim sürter
Özde cevher, üstün örter
İçinden hep şeytan dürter
Iranlara selam olsun

Abus surat daim kızgın
Şerre coşkun hayra bezgin
Azgın giden nefse dizgin
Vuranlara selam olsun

İçte yoksun dilde sevgi
Güce tapar artar şevki
Putu olmuş makam mevki
Kıranlara selam olsun

Garibce der yandı özüm
Akar çeşme iki gözüm
Vuslat için yoktur yüzüm
Varanlara selam olsun

Dua ile!
30.12.2016

GARİBCE 




http://www.sonsenirkent.com/gonulden/yunus-emreden-secmeler-5714.html
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...