Gamze Günay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gamze Günay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2017 Salı

Yar bana bir eş medet!




Bir öğrencimizin Yüksek Lisansını tamamlaması  sebebiyle Feys’te yayınladığım fotoğrafların üzerine şöyle bir mesaj yazmıştım:
Ramazan'ımız  yüksek lisansını tamamladı. İşi de var. Geriye bir eş bulma kaldı. Tebrikler Ramazan!
Bu mesaja sizlerle paylaşmayı uygun ve hatta gerekli gördüğüm bir yorum geldi. Şöyle diyordu:
Selamun aleyküm hocam! Ben Gamze Günay.  Bugün öğrencinizle ilgili bir paylaşımınız sonrasında çok düşündüm ancak sonunda  bu mesajı atmak istedim. Öğrencinizin mezuniyetini bildirmeniz yanında onun bekar olduğunu vurgulamışsınız. Aslında bu çok ince bir hareket. Çünkü şimdilerde büyüklerimiz bu sünnet olan hareketi unuttukları için sağlıklı yuvalar kurulamamakta ve maalesef gençlerin evlilik ve evlenememekle ile  imtihanı ağır olmaktadır. Benim kendi yaşıtlarım arasında gözlemlediğim mezun olup ya da mezun olmadan evlenenlerin daha sağlıklı bir yol çizmeleri. Nitekim onlar yapacakları işleri oturacakları şehirleri kısacası hayatlarını birlikte karar vererek çiziyorlar. Halbuki son zamanlarda yeni mezunlar hakkında, “Daha işi yok, nasıl geçinecek?”, “Daha da çok gençler… vah vah!” gibi yorumlar yapılıyor bunun neticesinde yirmi dört yaşında olan bebek adamlar eli iş tutmayan minnak kızlar yetişiyor.! Bunu kim mi bu hale getiriyor ? Bu sünneti unutan büyüklerimiz. Erken evlenmek isteyenlere koca meraklısı yaftalaması da cabası... Bir de yeni nesil kızların da atandıktan başka bir deyişle kendi ayakları üstünde durduktan sonra evlenme düşüncesi var ve atanan arkadaşlarımdan gördüğüm şu ki atandıktan sonra kimseye evlenilecek adam gözüyle bakamıyorlar, kriterleri yükseliyor, beğenme ısınma düzeyleri düşüyor, nasıl olsa kendi parasını yiyor ya erkeğe ihtiyacı olmuyor. Olacak birini bulsalar kendi çalıştığı yere ve işe ters düşüyor... Ya da erkekler her nasılsa atanmış kız arayışında. Yazık! Sanki İslam'ın herhangi bir döneminde kız eve ekmek taşımak zorundaymış gibi…
Kızımız kısaca özel konumundan bahsettikten sonra da “Evvel Refik ba'de’t-tarik! (Yola girmeden evvel yol arkadaşı gerek) ... vecizesiyle bitiriyor ve “Başınızı şişirdiysem ya da bir kusurum olduysa affola. Selam ve dua ile ...” diye de veda ediyor.
Şimdi anladın mı ey Hoca arkadaşım, vazifenin sadece tedris ile bitmediğini. Onları hayata hazırlamak, yüreklendirmek, kendilerine uygun eş bulmak konusunda kendilerine yardımcı olmamız gerektiğini.
İstatistiklere baktığınızda  şu kadar erkek var, şu kadar da kadın var. Bu durumda herkesin bir eşinin olması lazım. Ama öyle değil. Üstelik de gençlerimiz, ümmet adına en verimli çağlarında bekar kalıyorlar. Kırklı yaşlarda çocuk doğurmak ve onları büyütmek o kadar kolay değil. Bu iş en kolay şekilde yirmili yaşlarda henüz kanın daha deli çağında oluyor.  Nasıl olsa annem babam hayatta onlar bakar diyorsanız, siz kırklı yaşlara geldiğinizde artık onlar ihtiyarlamış oluyorlar. Erken yola çıkan yol alır, erken evlenen döl alır, demişler.
Yahu gençler Allah için siz de biraz sıkıntı çekin ne olacak, korkmayın ölmezsiniz. Yarın büyüyen çocuklarınıza, yetişen yeni nesillere anlatacak bir şeyleriniz olur. Hayattan alacağınız haz, çekeceğiniz sıkıntılarla doğru orantılı gibi. Verdiğiniz emeğin ürünü yiyeceğiniz yavan ekmek, emeksiz katmerden de tatlı gelecektir.
Biz evlendiğimizde hiçbir şeyimiz yoktu ve bir sürü de borcumuz vardı. Nice ağladığımız anlar oldu. Çok sürmedi her şeyimiz oldu. İhtiyaçlar bir şekilde karşılanıyor. Yeter ki ihtiraslarımız ihtiyaçlarımızın yerini almasın.
Bizim geleneğimizde kervan yolda düzülür. Evlilik de öyle. Yeter ki yola çıkmadan evvel kendinize bir refik bulun. Mükemmel eş aramayın, mükemmel eş de olmayın. Hem alıcı hem verici olun. Saygı ve sevgiyi dengeleyin. Adaletli, merhametli ve şefkatli olun.
İşiniz de var ne güzel, evlenin gari!
Bizi de kurtarın!

Dua ile!
18.07.2017
GARİBCE 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...