tariz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tariz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2015 Cumartesi

Sözün doğru olması yetmiyor; özün de doğru olması gerekiyor!


Bir zat anlatıyordu. Araba alıp satma işine başlamışlar. Ortağı durumunda olan biri, gelen bir müşteriye arabayı satmaya çalışıyor ve bir sürü asılsız övgüden sonra, “Abi sen al bu arabayı. Bu arabada ekmek var!” diyor ve bunu derken de hem vallahi hem billahi diye ne kadar yemin varsa hepsini ardı ardına sıralıyor. Müşteri gittikten sonra ortağına sitemle diyor ki: “Arkadaş yalan yere nasıl böyle yeminler edersin. Yemin öyle kolayca edilen bir şey mi? Allah’ın adını yalana alet etmek insanlığa, Müslümanlığa uyar mı?”. Ortağı olacak şahıs: “Arkadaş bizde yalan olmaz!” diyor ve arabanın bagajını açıp oradaki örtüyü kaydırıyor ve oraya koşmuş olduğu ekmeği göstererek “Bak!” diyor “işte ekmek”.
“Bunun üzerine o işten hemen ayrıldım!” diyor anlatan.
Doğru ne? Yalan ve eğri ne?
Sözün bizatihi kendisinin gerçekliğe uyuyor olması mı, yoksa karşıdaki insan üzerinde olan etkisi mi? belirleyici olan.
Sıffîn’de Muaviye taraftarları Hz. Ali  taraftarlarını Kur’an ile aldatmışlardı. Haricilerin “Allah’tan başka hüküm veren yoktur!” sözleri için Hz. Ali “Kelimetü hak ürîde bihâ’l-bâtıl = Bâtıla alet edilen hak bir söz!” nitelemesi yapmıştı.
“Baban evde mi?” diye soran kişi için, çocuğa babası bir daire çizdirip, elini de daire içine koydurup, “Babam burada yok!” dedirtmesi doğruya mı örnek oluyordu yoksa yalana mı?
Birisi elinde silahla diğerini kovalıyorken kaçanın saklandığı yeri gördün ve kovalayan sana onu görüp görmediğini sordu ve sende yalandan nefret ettiği için doğruyu söyledin ve adam buna sebep öldürüldü. Şimdi senin doğruyu söylemen acaba doğru oldu mu? Yalan söyleseydin de adamın hayatını kurtarmış olsaydın acaba yaptığın şey daha doğru mu olacaktı?
Bu ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkündür. Görülüyor ki doğru olanı yapmak her zaman doğruyu söylemekle olmuyor. Sözün bizatihi doğru ya da eğri olması önemli değil, asıl önemli olan onun karşıdaki insan üzerindeki etkisi ve sonucu oluyor.
Tek başına sözün doğru olması yetmiyor, özün de doğru olması gerekiyor.
Kelamda senin ne dediğinden çok galiba karşıdakinin ne anladığı önemli oluyor.
Dua ile!
03.10.2015

GARİBCE 

18 Şubat 2013 Pazartesi

Hoşnutsan anarsın adımı Muhammed diye Kızgınsan tepkin Ve Rabbi İbrahîm’dir niye


  
Hz. Aişe annemiz anlatıyor:
Hz. Peygamber bana dedi ki:  “-Elbette ben, sen benden hoşnut musun ya da kızgın mısın biliyorum!”
Ben kendisine: “-Bunu nereden biliyorsun?” diye sordum. 
O bana cevap olarak şöyle dedi: “-Hoşnut olduğunu biliyorum çünkü o takdirde sen ‘Ve Rabbi Muhammed!’ =Muhammed’in Rabbine yeminle hayır!’ şeklinde konuşmaktasın. Kızgın olduğunu da biliyorum çünkü o takdirde de sen ‘Ve Rabbi İbrahim!’ =İbrahim’in Rabbine yeminle hayır!’ demektesin.”
Ben: “-Evet! Dediğin gibi. Ama yeminle söylüyorum bil ki Ya Rasûlallah! Ben senin sadece ismine küsmüş oluyorum!” dedim[1]. (Buharî)
Hz. Âişe, sevgili peygamberimizin kıymetli eşi. Pek çok meziyeti var. Ve tabii Hz. Ebu Bekir’in kızı. Hz. Peygamberin kendisini çok sevdiğini ve değer verdiğini biliyor. Sadece Hz. Hatice’yi kıskanıyor.
Aradaki ilişki insanî düzeyde aynı zamanda eş ilişkisi olunca tabii zaman zaman birbirlerine takılmaları, aralarında kırgınlıkları olabiliyor. İşte öyle bir zamanda bunu Hz. Âişe’nin nasıl ihsas ettiğine dair bir örnek oluyor bu hadisle anlatılan.
Ona küsmek olur mu?
Ama hissiyatını ifadede adı yerine atasını anmak yetiyordu onun ince zekası için. Belli ki sözün muhatabı da fetanetiyle ondan zaten ilerideydi.
Eşler olarak bizim bu örneklikten alacağımız ibretler olmalı.
İnsan olmamız hasebiyle kırılmalar, gücenmeler elbette olacaktır. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. Ama bu gücenikliği oldukça zarif bir biçimde ifade etmenin de zekice yolları olmalı; kırmadan, dökmeden, aşağılamadan, hakarete varan tavırlar olmadan duygularımızı iletebilmenin imkanları bulunmalı.
Hz. Peygamber Âişe’yi neden bu kadar çok seviyordu.
İşte bu zeka ile de biraz da olsa ilgisi olmalı.
Salat ü selam olsun sevgili peygamberimize,
Rahmet olsun sevgili eşi annemize!
Ve ibret olsun bize!
18.02.2013
GARİBCE



[1] صحيح البخاري ـ حسب ترقيم فتح الباري - (7 / 47) 5228- عَنْ عَائِشَةَ ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا ، قَالَتْ قَالَ لِي رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّي لأَعْلَمُ إِذَا كُنْتِ عَنِّي رَاضِيَةً ، وَإِذَا كُنْتِ عَلَيَّ غَضْبَى قَالَتْ فَقُلْتُ مِنْ أَيْنَ تَعْرِفُ ذَلِكَ فَقَالَ أَمَّا إِذَا كُنْتِ عَنِّي رَاضِيَةً فَإِنَّكِ تَقُولِينَ لاَ وَرَبِّ مُحَمَّدٍ ، وَإِذَا كُنْتِ غَضْبَى قُلْتِ لاَ وَرَبِّ إِبْرَاهِيمَ قَالَتْ قُلْتُ أَجَلْ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللهِ مَا أَهْجُرُ إِلاَّ اسْمَك.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...