Allah’a şükürler olsun ki Garibce
Yazmış Diyeler adıyla Torosoğlu Garibce Divanı bugün itibarıyla fırından çıkıp
soframıza düştü. Çok sevindim, hem kendi adıma hem Garibce adına…
Hatun diyor ki, “Sen bu kitaba
neden bu kadar önem veriyor ve böyle heyecanlanıyorsun! Şimdiye dek bir sürü
kitabın basıldı, böyle heyecanlanmamıştın?!” “He dedim, haklısın! Bazı şeylerin
izahı zordur. Duyguların dünyası daha bir öyledir.”
Gerçekten Garibce’nin kitap halinde
yayımlanmasını çok arzu ettim ve elime almış olmakla büyük bir heyecan duydum. Elime
alıp şöyle bir baktım, kokladım. Fırından yeni çıkmış, mis gibi emek kokuyordu.
Nicedir çekilen zahmetin rahmete evrilmiş şekli oluyordu. Sanki kisve-i taba
bürünmüş mücessem bir duygu yumağı gibi geldi bana, şükrettim.
Garibce Yazmış Diyeler, Garibce’nin
düz yazıları gibi aynı gayeye matuf olarak doğdu. Sanat kaygısı olmaksızın
kendiliğinden oldu, inen rahmete kabı açma gibi doldu. Kah oldu üst üste geldi,
kah oldu kesildi, Garibce lâl oldu, iki kelimeyi bir araya getiremez oldu.
Garibce Yazmış Diyeler, içerik
olarak daha çok manzum bir ahlak kitabı oldu. Şiir, şu’ûr kökünden gelir ve “duygunun
dışa vurumu” demektir. Şâirlik de bütün yetenekler gibi bir Allah vergisidir.
Garibce’nin şairlik iddiası yoktur, ancak inandığı davayı şâhid’den gâibe
ulaştırma sorumluluğunun bilinci ile her telden çalmanın gereğine inanır.
Hikmetin bin bir çeşidi vardır. Bütün yollar Allah’a çıkar. Şiir de bu yollardan biridir. Belki modası
geçmiş, çağı şaşırmış bir dildir. Ama olsun, bitli baklanın da kör alıcısı
olurmuş. İlla ki onun da talipleri olur, ondan da bir haz alanlar bulunur.
Garibce günümüz en etkin dilinin
sinema dili olduğunu bilir lakin elinden gelmez. Biz günümüz Müslümanları olarak
hep arkayı toplamaya alışmışız, önü çekmek gibi bir kaygımız epey bir zamandır
maalesef olmamıştır. Bu yüzden de eller yapar biz seyrederiz. Yaptıkları ile
bizi ezerler, bizi güderler, bizi sömürürler… Ve biz sadece sokranırız.
Uyanmak, uyanmak, uyanmak…
Lakin bilinci güne ait kılarak
uyanık olmak. Bize lazım olan işte bu.
Uyanmak da önemli ve bilinci
güncellemenin ön şartı. Tümden uyku halinde iken bunların sadece rüyasını
görebiliriz.
Garibce elinden geleni yapmaya
çalışıyor.
Bendeniz de onun elini bırakmamaya
ahdetmiş bulunuyorum. Bakarsınız aslında o benim elimi tutmuş ve beni mutlak
gerçekliğe doğru o yediyordur.
Allah’tan niyazım odur ki bizi/
cümlemizi hak ve hakikatten ayırmasın. Şahitliğimizin farkındalığı ile gâiblere
ulaşmaya çalışalım; onların dillerini kullanarak ve nabızlarını tutmuş olarak
bunu yapalım.
Dua ile!
08.06.2016
GARİBCE



