liyakat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
liyakat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2018 Salı

Siyasetname-i Garibce




Dalkavukluk sağlarsa fazla çıkar
Erdem naçar duramaz ordan kaçar
Erdem ile payidar olur ülke
Erdemsiz mi ülke illaki batar
----oOo----
Layık olmayanı getirme işe
Sonra şaşarsın sen de bu gidişe
Yerine getirmektense buyruğu
Asta hırlar üste sallar kuyruğu
----oOo----
Adalettir mülkün temeli
Hukuk ona hizmet etmeli
Suçun cezası dengeli
Gören hak etti demeli
----oOo----
Adalet kutup yıldızı
Zulümdür vicdanda sızı
İğne sokmadan özüne
Gayra dürtme çuvaldızı
----oOo----
Utanmaz yüzü hak etmez ister
Sen etme tamah adlini göster
Ne bir eksik olsun ne bir fazla
İhsan isteme hakkın al yeter
06.07.2018


21 Haziran 2017 Çarşamba

Adaletin neye ihtiyacı var?!


Bugün sabaha bir vatandaşın avazı ile uyandım. Sosyal medyada adalet arayan bir vatandaş, bağırıyor, yalvarıyor, rica ediyor adalet istiyorum, beni yargılayın diye vaveyla koparıyor.
Uzunca da bir video idi izledim.
Devletin ayıbı, adaletin ayıbı, Müslümanlığın ayıbı… diye başlıyor.
Dert söyletir fehvasınca da konuştukça konuşuyor.
Üzüldüm.
Yorum olarak da altına “Adalet mülkün temeli. Mahkeme kadıya mülk değil” diye yazdım.
İmdi adaleti bayrak edinen bir iktidarımız var. Oy verdiğimiz, yıllarca destek verdiğimiz, birçoğu da arkadaşımız siyasi bir parti yıllardır iktidarda.
Adaleti en çok da bizim istememiz ve dağıtmamız gerek.
Yer gök adalet üzere durur, deriz. Adalet mülkün temeli, deriz. Mahkeme kadıya mülk değil, deriz. Zulümle abat olunmaz, deriz.
İslam ile Hak özdeştir, deriz.
Adalet, her hakkı sahibine vermektir, deriz.
Allah adaleti emreder, bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın buyurur deriz… Deriz de deriz.
Sonra muhteşem adalet sarayları yaptırırız.
Muhtaç olduğumuz şey budur sanırız.
Fakat çarkı bir şekilde tam da istenildiği gibi bir türlü döndüremeyiz. Herkese ne eksik ne fazla sadece
hakkını ve hak ettiğini veren bir adalet çarkıdır bize lazım olan.
Hz. Peygamber (s.a.s.) efendimizin adalet dağıtmak için bir postu bile yoktu. Ama kızı Fatıma da olsa hırsızlık yaptığında elini kesecek kadar bir azmi, adaletin yerine ulaşmasında öylesine bir kararlılığı vardı. Şefaatçileri en sevdiği insan Üsame de olsa bir celallenmesi vardı.
Hz. Ömer’in keza öyle. Adı adaletle özdeşleşmiş o koca Ömer’in  elinde bir kılıç bile yoktu. Sade bir kamçısı vardı. Onu şöyle bir salladı mı herkes hizaya gelir, haksız oğluna arka çıkan Arap dâhisi Mısır valisi soluğu merkezde alırdı.
Bize lazım olan nedir?
Adalet için bize lazım olan şu dört şeydir[1]:
1.       Kitap: Yani ufkunda aşkın değerler olan hukuk. Her şey hukuka uygun olmalı.
2.       Terazi: Herkesin hakkını ölçmede kullanacağımız hassas bir terazimiz olmalı.
3.       Kıst: Herkesin hakkını/ katkısını belirleyen istihkak listesi olmalı. Biz bu listeye bakarak hukukta belirlendiği şekilde kime ne kadar verileceğini adalet terazisi ile gerçekleştirmeliyiz.
4.       Kılıç. Adaletin tevzii sırasında yola gelmeyenleri, mahkemeye gelmeye direnen nüfuz sahiplerini, mahkemenin verdiği kararlara uymayan güç sahiplerini dize getirecek siyasi irade.
İhtilaf konuları ve nizaların hall ü faslı ancak bu şekilde olur ve sonunda vicdanlar sükun bulur, şeriatın kestiği parmak da acımaz.
Hall çözmek fasl da ayırmak demektir. Zalimlere, haksızlara karşı adaletin kılıcı öyle bir inecek ki meseleyi çözecek ve anlaşmazlığı bitirecektir. Bu kararlılık ve işlevsellik tarafları evvelemirde tarafların husumetini ortadan kaldırırken diğer taraftan da işlenen haksızlıklar sebebiyle kanayan toplum vicdanını dindirecek, öte yandan suç ve haksızlığa heveslenen zorbaları da gemleyecektir.
Bizim ihtiyacımız işte bunadır.
Bu şartları bir araya getirdiğinizde muhteşem adalet sarayları olmadan da adaleti yerine getirebilirsiniz.
Ey insanlar ve özellikle de yöneticiler! Adil olun. Emanetlerin dağıtımında liyakati esas alın. Buna en çok sizin ihtiyacınız vardır. Aksi takdirde etrafınızı kuşatan ve sizi sarmala alan sözde korumalar, yardakçılar, menfaatçiler, ihaleciler, liyakatsiz ve kifayetsiz muhterisler sizi asıl gücünüzü aldığınız halktan koparırlar.  Siz Allah’ın yeryüzündeki gölgesi değilsiniz. Siz gücünüzü bu halkın verdiği yetkiden almaktasınız. Siz kifayetsiz muhterislerin kuşatması altında kalır ve adil olamazsanız zamanla halk da sizden kopar. Seksen milyonunun ürettiği rantı herkese katkısınca ve sosyal devlet olmanın gereği olarak da muhtaçlara ihtiyacınca dağıtmazsanız öyle bir an gelir ki seksen milyonu çağırırsınız ama bu kez kimse çağrınıza icabet etmez.
Etrafınızı kuşatan kifayetsiz muhterisler mi? Emin olun çıkarları sona erdiğinde gemiyi ilk terk edenler onlar olacaktır.
Biz sizin başarınız için dua ediyoruz. Başarmaya mecbur olduğunuzu bilmenizi diliyoruz.
Garibce benzer bir duygu ile gene bir ramazan gününde aşağıda linkte bulunan (Ikdu'l-Ferid'den naklen) hikayeyi yazmış.


Dua ile!
21.06.2017
GARİBCE



https://www.minervacounseling.nl/index.php/coaching/lifecoaching

[1] Hadîd Sûresi  25. ayetinden mülhem:
لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ  شَد۪يدٌ  وَمَنَافِعُ  لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ  مَنْ  يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟ ﴿٢٥﴾ 
“Andolsun biz peygamberlerimizi açık kanıtlarla gönderdik, beraberlerinde kitap ve adalet terazisini de indirdik ki insanlar hakkaniyete uygun davransınlar. Bir de demiri indirdik ki onda büyük bir güç ve insanlar için yararlar vardır. Böylece Allah, görmeden iman ederek kendisine ve peygamberlerine yardım edecekleri ortaya çıkaracaktır. Şüphesiz Allah güçlüdür, üstündür.”

23 Aralık 2015 Çarşamba

Liyakat


Ederi ne liyakatin gayrı bilesin
Bizden değilsen şayet, sen adam değilsin 


(Mesela dedik yani) 


Tācuddīn es-Subkī’nin beyanına göre (Ṭabaḳātu'ş-Şāfiʿiyye, X, 200-201) yaşadığı dönemin en önde gelen muhaddisi olmasına rağmen ez-Zehebî (ö.748/1348), Eş’arî akidesini benimsediğinden şüphe edildiği için Dımaşk Eşrefiyye Dâru’l-hadisi’ne atanmamıştır. İyi mi?
Sevindirici olanı şu ki artık öyle değil. 
Varsa yoksa liyakat. 
O yüzden böyle gönlüm rahat.

Dua ile!
23.12.2015
GARİBCE

Not: Sübki'den nakledilen bilgi için H. Hansu'ya teşekkürler.

24 Şubat 2015 Salı

Sathı mail olmasın dersek kıyamet/ İlle de liyakat ille de istikamet




Allah lütuf buyurdu vakti tam yetirdi
Havarilere Gökten bir kovan indirdi

Bal doluydu petek ağzına kadar
Nicedir emek vermişti işçi arılar

Bal neredeyse kovanından taşıyordu
Her bir görenin iştahı kabarıyordu

Derken kovan girmişti sathı maile
Artırmaktı maksatları balı habire

Her şeyin elbet merhun bir zamanı vardı
Eşek arıları anda kovanı sardı

İşçi arılar emektar pek bir yorulmuş
Kimileri de  arı beyince kovulmuş

Yağmacılar bal arıların avladı
Bal dolu ya koca kovanı yağmaladı

Çok geçmedi aradan her şey oldu talan
Dediler dünyadır bu kahpe zaten yalan

Garibce der olmasın dersen eğer böyle
Can kulağıyla gel de bir sözümü dinle

Yadet Bedir’i, ortaya konan canları
Ve bir de fetih sonrasında olanları

Şimdi gene bir Ömer gerektir dik duran
Elinde Kur’an Hakkı bâtıldan ayıran

Bir tarafta var canını ortaya koyan
Bir taraftaysa habire kovanı soyan

Olmaz elbet bunlar müsavi bilinmeli
Arı beyi herkese hakkını vermeli

Her kim ne koymuş  ise ortaya emekten
Ona o kadar verilmeliydi yemekten

Eşek arıları vızıltısın takmadan
Hariçten gazel okuyanlara bakmadan

Alıp başını iki eli arasına
Sığınıp Yüceler yücesi mevlasına

Bir tutamam ben demeli ashabı Bedr’i
Ve hep yanında taşıyan yağlı kendiri

Bir tutamam uğrunda fedayı can edeni
Bir ömür çalışıp bize bal üreteni

Şimdi etrafım sardı eşek arıları
Her gün de artıyor baksana sayıları

Dinle arıbeyi boşa çekme zahmeti
Omzundadır bil ki Allah’ın emaneti

İstemiyorsan elinde kopsun kıyamet
Ölçüt olarak birinci olsun  liyakat

İstikamet olmadan da liyakat olmaz
Her iş bilenden öyle ya necat bulunmaz

Adam işi bilir alır malı götürür
Hırs ile tamahı ancak takva söndürür

Sen de bir tutma ha sakın Ashabı Bedr’i
Herkese layığın ver Koca Ömer gibi

Devlet kuşu öyle her zaman başa konmaz
Allah’tan korkmayan bil ki kuldan utanmaz

Bu mevsim  edilmezse eğer ülke talan
Nice oğullar verir büyür şah der kovan

Anda kazanan başta olur arı beyi
Hem talandan korumuş olur tüm ülkeyi

Garibce Hak söyler bilir bunu emanet
Lazım olan hem liyakat hem istikamet

Dua ile!
24.02.2015
GARİBCE 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...