uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2016 Perşembe

Huzurun kucağında



Ömür alaca bir kilim doku ha doku
Bî misli bahadır gözlerden akan uyku

Bilemedim hangisi büyüktür nimetin
Sükunu mu gecenin sağlığı mı devletin

Uyanıp hemen taze günün şafağında
Çalışıp kazanmak mıdır gün ışığında

Ve de helal kazanç alın teri göz nuru
Bahayla alınır mı başarının gururu

Hayır işlerle geçirmişsin uzun bir gün
Huzurlusun lakin düşmüşsün pek bir yorgun

Ve kapanmış gözler huzurun kucağında
Üzerini bir melek örtmüş ocağında

Öyle tatlı bir dünya ki cennettir sanki
Cennetin nüvesi bu huzurdur inan ki

Öyle asude ki yoktur zihinde takıntı
Ne de kalbi kemiren bir vicdan azabı

İşte oğul hayat diye ben buna derim
Yorgun düşerim evet belki kan terlerim

Buna sebep bilsen olmaz asla kederim
Karşılığında derin bir uyku çekerim

Nimetse illa çalışır bedel öderim
Böyle hayatı ben bin kez tercih ederim

Garibce der beden yorgun yatar dinç kalkar
Kalpte huzur yoksa yaşamak neye yarar

Dua ile!
14.01.2016

GARİBCE 

22 Şubat 2013 Cuma

Akşam olsa da yatsak!



He ya! Akşam olsa da yatsak.
Yumsak gözümüzü  huzur bulsak.
Yattım sağıma, döndüm soluma, melekler şahit olsun dinime imanıma desek çocuklar gibi.
“Bismike Rabbî vada’tu cenbî fağfirlî zenbî” desek Peygamberden duyar gibi.
Koysak başımızı yastığa teslim edip ellerine Hafaza meleklerinin, annemizin dizine yaslar gibi
Kalem cızırtıları dursa, dinlenmeye çekilse kiramen katibin…
Ve o demde içimizden bir ses yürüse benliğimize, annemizin kucağında ninni bürür gibi…
Tepeden tırnağa sarmalasa sükunet bizi…
En ufak bir dalga yok, her tarafı huzur kaplasa, ay ışığında yansıyan yakamoz gibi ışıl ışıl parlasa özümüz…
Ve Rahman’ın emri gelse alınsa ruhumuz…
Yükselse arşı alaya, erse hazîrey-i kudse, mele-i alayı gezinse.
Bedenimiz yeni bir dirilişe uyanmak için üstüne asuman örtülmüş gibi sessizliğe gömülse…
Sükunun adresi olsa o demde tenimiz.
Ve vakit saat tamam olunca verilse bedene alınan emanet yeniden.
Bir basübadelmevt yaşar gibi diriliversek birden.
Yeni bir gün yeni bir beden, yeni bir ruh…
Lütuf senin ve Sen sahibi keremsin.
Yeni bir hayat bahşedensin her doğan günle birlikte.
Nasıl yolunu bulurdu ruhumuz bedenimize inayetin olmasa.
Ya bir de böyle olmaz da koyunca yastığa başımızı… Kemirmeye başlasa fareler vicdanımızı…
Ettiğimiz her kem söz, işlediğimiz her yanlış kamçı olup şakısa yorgun bedenimizde,
Ruhumuz hapsolsa ve zulümlerimizin dönüştüğü karabasanlarca tutsak alınsa, kabuslar sarmalına alsa…
Yok yok! Sen bize acı Allah’ım!
Bizi böyle bir geceye müstahak kılma.
Kaçış yok aslında böyle bir akıbetten senin lütfun ve inayetin olmasa.
Evet, Evet! Umudumuz olsa.
"Akşam olsa da yatsak. Yumsak gözümüzü  huzur bulsak"  diyebilsek.
Ve tekerlesek çocuklar gibi:
Yattım sağıma, döndüm soluma, melekler şahit olsun dinime imanıma.
Ve sokulabilsek kucağına yatağın Peygamber duasıyla:
Bismike Rabbî vada’tu cenbî fağfirlî zenbî!

22.02.2013
GARİBCE
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...