2 Ekim 2019 Çarşamba

Ameller sevabını bulur mu? Bire yedi yüz sevap olur mu?




Elbette amellerimiz karşılığını bulur. Zerre kadar iyiliğimiz varsa onun karşılığını buluruz. Zerre kadar işlediğimiz kötülük varsa onun da karşılığını buluruz.
Ama nasıl?
Kur'an-ı Kerîm’de kötülüklerimizin karşılığının dengi bir ceza olduğu belirtilir. Buna mukabil iyiliklerimizin karşılığının en az on sevap olduğu, dilerse Rabbimiz lütfu ile artıracağı ve hatta yedi yüz katı bile olacağı anlatılır.
Bire on tarım ile geçinenlerin yüzünü güldürecek bir verim.
Bire yedi yüz ise hayal değil gerçek.
Ama nasıl? Bir gerçekliği olan salih bir iş ile. Şöyle ki: Sen çok değerli bir tohum ekersin. Tohum içinde tahıllara gebedir. Ortamını bulduğu zaman –ki onu sen oluşturacaksın, Allah’ım bu işleri sen hallediver demeyeceksin- o gebe tohum yedi başak bitirecek. Her bir başak ise tahıla duracak ve yüzer tane tahıl verecek. Toplam da yedi yüz tahıl olacak. İmdi bir tohumdan elimizde her biri yedi yüz tahıl bitirecek yedi yüz tohumumuz oldu. Ve bu katlanarak gidecek. İşte birin yedi yüz ve katları sevap vermesi böyle olur.
Akıllı bir insan bu hesabı kabul eder.
Ama öyle değil de tohum ekmez ve sevap beklerse, hele beklediği sevap da hesaba kitaba sığmazsa işte onu akıl kabul etmez. Akıl ise Allah’ın insanlara bağışladığı ilk hâdî yani yol gösterici, ölçücü biçici.
Müslümanlık aklı olanlara hitap eder, aklı olmayanın, akıl var ama onu kullanmayanın üzerine pislik boca eder.
Hal böyle iken gelin şu bizim Müslümanlığımızın içler acısı durumuna bir bakın. Hiçbir iş yapmayacak, tahıllara gebe tohum ekmeyecek ama milyonlarla sevap bekleyecek. Her işini kendisi yapmayacak, Allah’a havale edecek. Allah’ım armudu pişir ağzıma düşür diyecek. Hakkın yanında yer almayacak, Hakk’a yardım etmeyecek, destek vermeyecek ve “Allah’ım şu zalimleri sen kahreyle!” diyecek bütün bunları ecir-i hâssı bildiği Allah’ın üzerine yıkacak. Ondan sonra gelsin sevaplar, gelsin cennette içi huri gılman dolu köşkler saraylar.
Bunların ataları da Musa peygambere aynı şeyi diyorlardı. “Sen ve Rabbin gidin ve savaşın. Biz burada oturucularız”
Gerçeklik hiç öyle değil.
Ektinse biçersin.
Ne ektinse onu biçersin.
Tohumun gebe ise mahsulü devşirirsin.
“Şunu şunu söyle, şu kadar milyon sevap eyle!” Öyle bir din yok. Bu ancak tembellerin uydurduğu bir din olabilir.
Hem uydururken biraz daha ölçülü olun yahu!
 El-insaf!

Aklım, aklımla aklandım
Aptallık narına yandım
Hurafeler sardı yanım
Aklım ardına saklandım

Dua ile!
02.10.2019
GARİBCE

1 Ekim 2019 Salı

Akıl


Akıldır yüzün aklar
Hem rezailden saklar
Kimi işletmez asla
Eskir sanır ahmaklar

Baş hikmet ile dolsa
Şaşmaz kıstasın bulsa
Pirincin taşı olsa
Akıl onu ayıklar

Olmuşsun ergen yaşta
Akıl yok ise başta
Hem barışta savaşta
Dil söz bilmez sayıklar

Garibce hak erektir
Göze ışık gerektir
Ölçem olmasa akıl
Başlarda yük demektir

01.10.2019

Akıl


Akıl yoksa din de yoktur
Boş sözlere karın toktur
Akıl yolun tutmayanın
Başına bela pek çoktur

Fıtratımız selim özdür
“Akl-ı garizemiz gözdür
Işıktır akl-ı müstefad”
Bu bilgece bir sözdür
(Râğıb, ez-Zerîa ilâ mekârimi’şerî’a, s. 133)

Gönül



Gönüldür bu, akınır
Börtü böcek bakınır
Saplanınca sanma sen
Dal budaktan sakınır
01.10.2019


27 Eylül 2019 Cuma

Hem rızkı verir hem esbap ile esrarı korur!




Geçen Salı günü bizim sokakta pazar kuruluyor ya ona sebep izdihamda araba için yer bulamayınca geri geri gidip bir yere sokulayım dedim. Arkada neredeyse arabaya sürtünen insanları kollarken çat sesiyle irkildim. Arabanın arka sol stop lambasını kenarda duran kamyonun demir aksamına toslamışız. Bi kızdım bi kızdım. Dışta aynalar, içte kamera nasıl görmezsin koca kamyonu dedim. Sonra -Yok yahu sende kabahat yok, adamlar senin geri geri gideceğin yere park etmişler, dedim. Tabii canım sıkıldı. İnternetten sipariş verdim. Oldu olmadı derken bu gün sanayide işi bitirdik. Eskisi de zaten çatlaktı, yenilenmiş oldu.

İmdi ben böyle kendi kendime söylenirken Garibce kulağıma eğildi ve "-Ula oğlum dedi. Senin gibiler arabasını oraya buraya vurup tamir ettirme ihtiyacı duymasaydı bunca esnaf, emeği ile geçinen  kir pas içindeki ak yüzlü insanlar nasıl geçinecekti, akşam olunca çocuklarına bir dilim ekmeği nasıl götürecekti."
Düşündüm düşümdüm, hikmet işte bu dedim. Rızkı veren Allah ama kimini kimine sebep kılarak veriyor. Esbap ile esrarı koruyor.
Ve şimdi sevinçliyim. Evet hiç hesapta olmayan bir para cebimden çıktı ama bir kaç emekçinin sofrasına da aş oldu.
Dua ile!
27.09.2019
GARİBCE

31 Temmuz 2019 Çarşamba

SİYASET ÜZERİNE




Siyaset üzerine sözü uzatmak niyetinde değilim, sadece bir âyet meali ve içinde geçen dört temel kavramı açıklamak istiyorum. Hepsi o kadar.
“Andolsun biz elçilerimizi beyyinelerle (açık kanıtlarla) gönderdik ve onlarla beraber Kitâb’ı ve mizanı (hak ölçütleri) indirdik ki insanlar adaleti yerine getirsinler. Ve kendisinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok yararlar bulunan demiri indirdik...” (Hadîd 57/25)
 Bu cami (toplayıcı) âyette, dört önemli terim geçmektedir. Bunlar kitap, mizan, kıst ve hadîddir.
“el-Kitâb”, son ve ekmel dinin ilke ve esaslarını içeren Kur'ân-ı Kerîm olmaktadır. Ölçütleri verir. Her şeyin kıstaslığı ondadır.
“el-Mîzân”, doğru tartan, hassas bir terazi olup, adaleti dağıtmada kullanılan yol, yöntem ve araçları sembolize eder.
“el-Kıst” ise, adaletin dağıtılması sonucu ortaya çıkan muvazene halidir. Hayatın her yönü lâyıkı veçhile ele alınır ve hiçbir yönü ihmal edilmeksizin dengeli, ahenkli ve düzenli bir yaşam tarzı ortaya konur. Hiçbir kimse ya da grubun, başka biri ya da grup üzerine tasallut ya da tecavüzde bulunmasına imkân verilmez.
“el-Hadîd” demir demektir ve kuvveti remzeder. Kitabın ilke ve esaslarının hayata geçirilmesi, adalet terazisinin işlevsel kılınması ve toplum içinde her türlü dengelerin kurulması için işte bu gücün desteğine ihtiyaç vardır.
Bunlar ahenkli bir şekilde bir araya gelmişse, orada hikmetli siyaset var demektir.

Dua ile!
31.07.2019
GARİBCE


10 Temmuz 2019 Çarşamba

Hilafet bende çün emanet bende!




Bende oldu hilafet
Çün bendedir emanet
Kulluk bana azatlık
Benlik gütmek bir afet

Halife sahip değil
Varlığı emanet bil
Kul olmak kula ardır
Sen sade Hakk’a eğil

Garibce halifeyim
Yeryüzü ekeneğim
Aklım başımda nasıl
Faniye güveneyim

Bu yurdumda ekerim
Ahretimde biçerim
Ben hep çektiklerimi
Nadanlıktan çekerim

Halik Çalap uludur
Yolum O’nun yoludur
Şek şüphe olmaz asla
Kalbim iman doludur

Muhammed resul kuludur
Yolunda üsvemiz odur
Necat ister isen şayet
Ona isyandan uzak dur

Dua ile!
10.07.2019
GARİBCE




9 Temmuz 2019 Salı

Bir şeytan bir de kader olmasa III


İnsan olan vefayı bilmez mi?
Mazlum olan gözyaşın silmez mi?
Sadaka deyü yüzü gülmez mi?
Bir şeytan bir de kader olmasa

Her işini Hak için yapacak
Hakkı hak bilip Hakk’a tapacak
Kalpler zikir ile huzur bulacak
Bir şeytan bir de kader olmasa

Emek verip ilim ile dolacak
Gündüz saim gece kaim olacak
Hem sırat üzere daim olacak
Bir şeytan bir de şu kader olmasa

Nice gün gördüm nice yaş yaşadım
Garibce’dir ahbab beyninde adım
Hamlık gider özde gelirdi tadım
Bir şeytan bir de şu kader olmasa

Dua ile!
09.07.2019
GARİBCE

Bir şeytan bir de kader olmasa II


Bozuldu düzen berde bahirde[1]
Sebep insandı evvel ahirde
Nasıl aklardı kendin zahirde
Bir şeytan bir de kader olmasa

İnancı yok cıfıt olmuş vicdan
Abalı hep tem talih kör şeytan
O da olacaktı iyi insan
Bir şeytan bir de kader olmasa


Çıkar yola, baş koyar el ile
Usanç bürür görünce gaile
O da varırdı elbet menzile
Bir şeytan bir de kader olmasa



[1] ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
"İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır."  (Rûm 30/41)

8 Temmuz 2019 Pazartesi

Bir şeytan bir de kader olmasa





Çekemez yükümü ayaklarım
Dümdüz yolda bile dayaklarım
Bunca haltı ben nasıl aklarım
Bir şeytan bir de kader olmasa

Bayındır olurdu viraneler
Evliya olurdu divaneler
Bom boş olurdu mahpusaneler
Bir şeytan bir de kader olmasa

Suçlu yok, kader mahkumu herkes
Fatura mı dedin kadere kes
Aç da doyacak alacak nefes
Bir şeytan bir de kader olmasa

Yazgım oldu çözümsüz bilmecem
Ahu zarla geçer gündüz gecem
Duyulur sözün belki Garibcem
Bir şeytan bir de kader olmasa
Dua ile!
08.07.2019
GARİBCE

5 Temmuz 2019 Cuma

Rıdvan olsun sevincim




Senindir Batı Doğu
Hayreyle varı yoğu
Kılma içinde ağu
Helal eyle kazancım

Hak’tan beni ayırma
Şehvet ile azdırma
Adım şaki yazdırma
Sensin benim güvencim

Hakka köle et beni
Hayra kıl davet beni
Günah çok affet beni
Sensin benim inancım

Sırat kıldan pek ince
Yüz ak hesap verince
Garibce ne deyince
Rıdvan olsun sevincim

Dua ile!
05.07.2019
GARİBCE

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...