29 Ekim 2013 Salı

Cumhuriyet ve cumhur kavli



Garibce olarak cumhuriyetten hiç gocunmadım. Hatta –kuruluş şeklinden sarf-ı nazarla-cumhuriyetin bir fazilet olduğuna da inandım. “Kuruluş şeklinden sarf-ı nazarla” dedim, çünkü cumhuriyet, cumhura telkin edildiği gibi saltanatın yerine değil Meclis Hükümeti’nin yerine ikame edilmişti. Cumhuriyet ilan edildiği tarihte (29 Ekim 1923), saltanatın kaldırılmasının üzerinden (16 Mart 1920) tam üç buçuk yıl geçmiş bulunuyordu. O yüzden yapılan şeyin evrim mi devrim mi olduğu ancak içinin doldurulması sonucunda ortaya çıkabilecekti.
Cumhuriyetin bir fazilet olduğu her ne kadar müsellem ise de o da bütün sistemler gibi nihayet bir yönetim biçimidir ve hiçbir şekilde kutsanmaması, erdemli olacak şekilde içinin doldurulması gerekir.
Mesela cumhurun diktatörlüğüne dönüşecek bir cumhuriyeti nasıl sevebiliriz.
Bütün insanlığın ortak paydası olabilecek aşkın değerler üzerine tesis edilen bir sistem olma yerine velev ki kahir de olsa çoğunluğun benimsediği esaslar üzerine kurulu bir cumhuriyeti de özümseyemeyiz. Dünyada nitekim bu türden bugün hiçbir sağduyu sahibinin tasvip edemeyeceği uygulama örnekleri olmuş ve bu adları cumhuriyet olan sistemler bir kâbus gibi insanlığın üzerine çökmüştür ve bunların köhne izleri hâlâ giderilebilmiş de değildir.
Bizim usulde deliller sayılırken bir de icma’dan da bahsedilir. İcma tam anlamıyla bir konsensüstür ve ancak bir süreç halinde gerçekleşir. Bu süreçte herkes eteğinde ne varsa ortaya döker; tartışmalar, müzakereler yapılır, taraflar karşı argümanları ve cevaplarını öğrenir ve süreç sonunda tüm taraflar belli bir noktaya gelir ve böylece icma oluşur. Artık o icma, herkesi bağlayıcı bir hal alır.
Ancak bu süreçte reyi olan herkes bir araya gelememiş, aynı düzlemde buluşamamış, fakat buna mukabil büyük bir kesim (cumhur ç. cemâhîr) belli bir hususta sözbirliği edebilmiş ise, buna cumhur kavli denmektedir ve bunun bağlayıcı bir değeri yoktur. Çünkü hakikat bazen tek bir kişinin temsil ettiği görüşte de tecelli edebilir.
Bu noktadan bakıldığında bir cumhuriyet ülkesinde parlamentoda her türlü görüşün seslendirilebilmesine imkân verecek bir seçim sisteminin olması bir gereklilik arz eder. İstikrarın bedeli, baskın dünya görüşlerinin tahakkümü olmamalıdır.
Cumhuriyetin gerçekten bir erdem olabilmesi için çoğunlukçu bir yönetim olmaktan çıkıp, çoğulcu bir yapı kazanması ihtiyacı vardır. İşte o zaman cumhuriyet gerçek anlamda bir fazilet olacaktır. Bu sonucu ancak demokrasi doğuracaksa, o takdirde o da cumhuriyetin olmazsa olmazı olur.
Ve böyle bir cumhuriyet, elbette fazilet olacaktır.
Garibce de, her sağduyulu insan gibi erdemli olmadan yana tavır koyacaktır.
Bayram yapılan bugünde cumhurumuz faziletli, cumhuriyetimiz fazilet olsun.
Öte yandan bugün bir rüya olan asrın projesini gerçekleştirdik.
Hayırlı olsun!
Dua ile!

29.10.2013

GARİBCE

1 yorum:

  1. Siyasilerin de okuması gereken güzel bir yazı..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...