1 Mayıs 2015 Cuma

Torosların Ehmeti


Ahmet Fırat, Torosların Ehmeti, ALFA, İstanbul 2015.

Oğlak çobanlığından gecikmiş bir öğrenciliğe ve ardından öğretmenliğe oradan savcılığa, hâkimliğe, müfettişliğe, genel müdürlük ve nihayet Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına uzanan bir yolda benim sevgili ve saygılı Ahmet Abimin bu kitabını da kendisi gibi çok sevdim.
Yokluğu ve yoksulluğu bilirdim sanırdım. Ahır sekisini de… Başarının engellerini de. Belli ki Ahmet abim bu sarp yokuşları bir bir aşmış ve “dağ ne kadar yüksek de olsa yol onun üzerinden aşar gider” özdeyişi fehvasınca kendi çizgisinde varılabilecek yere kadar varmış.
İki gün önce misafiriydim. “Abi!” dedim, “hani emekli de oldun, seni bu seçimlere sebep aramadılar mı?” Onun talepkâr olmayacağını bilirim. “Yok!” dedi ve ben hayıflandım. İçi bal dolu kovanın etrafını eşek arılarının sarması kadar tabii bir şey yok. Ama arıbeyi, etrafına üşüşenleri değil, kovanı koruyacak ve ileriye taşıyacak olanları ille de bulmalı diye düşünürüm.
Fazileti, safiyeti, samimiyeti ile bende hayranlık uyandıran bu değerli abimin kadrini takdir etmemek hakşinaslık olmaz. Nitekim  dost ve arkadaşları da öyle yapmış ve hakkında hep güzel şeyler söylemişler.
Ahmet abim “sabır ve sebatın meyvesi”dir. Torosların Ehmeti ile gireceğiniz bir yolculuk esnasında Müftü Mehmet Arslan abimin de dediği gibi “Yer yer bir öykünün hazzını alır veya kendinizi de içine alan bir hatırayı yad etmenin duygusallığına gömülürsünüz. Bazen bir masal okumanın çocuksu neşesini duyarken bazen de gerçeklerin soğuk çehresiyle irkilirsiniz. Bir ahlaki erdeme uymanın önemine şahit olurken, fıkra gibi gerçeklerle veya gerçek olan fıkralarla yüz yüze gelirsiniz. Hayatın pek çok yönü ile ilgili olayları Torosların Ehmeti’nin yalın, sade, çoğu kez de beliğ anlatımı ile adeta yaşarsınız.”
Torosların Ehmeti,  “Var Olmak Kavgası”nın ete kemiğe bürünüp de görünür olması, hayata tutunması, hayat bulması ve etrafına hayat vermesi öyküsüdür. Bu haliyle Torosların Ehmeti, bağrı yanık Anadolu’nun saf ve kıt imkanlı  çocukları için gerçek anlamda bir ufuk insandır, rol modeldir. Bu itibarla yavrularımızın onu tanımaya ihtiyacı vardır.
Torosların Ehmeti, daha Öğretmen Okuluna başladığı senenin ilk yılında birlikte başladığı ve fakat belki de evlenmeyi akıllarına koydukları için onun gibi okumayı düşünmeyen birçok kişinin yeniden okumaya heveslenmesine sebep olmuştu.
İşte onlardan biri ve benim de abim olan Müftü Hüseyin Erdoğan’ın nitelemesiyle “yıllardır  sanki kadermiş gibi üzerine abanan fakru zaruret ve cehaletle budanan Anadolu çınarının kök sürgünlerinden bir fidanın varlık dünyasına boy atmasıydı” Torosların Ehmeti.
“O, yürürken ayağına diken, otururken kıçına firez batanların gerçek hikayelerine” tutulan bir ayna olmuştu.
Torosların Ehmeti’nde gelecek zamanın doğum sancıları da vardı. Ve toplumun her kesimine hitap ederek başarının, birilerinin sırtına kene gibi yapışarak ya da omzuna basarak değil dişle tırnakla nasıl kazanıldığını gösteriyordu.
Ayrıca Torosların Ehmeti, Aslan Avşarbey’in değerlendirmesiyle “Avşar-Türkmen kültürü ve diline ait örnek ve bilgiler ile de ayrı bir renk katmış ve bu alanda bir referans kaynak ortaya çıkmıştı. Anılarını yazmak isteyenler için çok güzel bir örnek” olmuştu.
"İnsanı değerli ve şerefli kılan, bir yerde olması değil, bir şey olmasıdır." diyen Torosların Ehmeti’ni okuyunca daha bir seveceğiz ve hayranlık duyacağız.
Son derece sade, akıcı ve edebi bir üslup eminim ki okurken bizi yormayacak. Biz okudukça o bize daha çok şey verecek.
Malum marifet iltifata tabidir.
Torosların Ehmeti Ahmet abime bu vesile ile müteşekkirim. Ömrü uzun olsun. Daha nice hayırlı eserler vermeye muvaffak olmasını dilerim.
Dua ile!
01.05.2015
GARİBCE





2 yorum:

  1. Mehmet Erdoğan: Özkültür içmek gibidir sanki kızılcık şerbeti/ Buram buram Anadolu'dur Torosların Ehmeti

    Hüseyin Erdoğan: Anadolu'nun yeniden dirilişi.....

    Mehmet Erdoğan: Ahmet Abim, Torosların Ehmeti'ni iyi ki yazmışsın, ne de güzel yazmışsın. Okudukça okuyasım geliyor ve hala öğreniyorum; yokluğu, acıyı, hüznü, gurbeti ve bütün bunların arasında safiyeti, dürüstlüğü, iç huzurunu, azmi ve başarıyı. Allah nasip eder de bu yaz köyüme varabilirsem huyunu, suyunu, safiyetini kendisinden aldığına inandığım o yokluğun ve acıların kıskacında ömür törpülemiş Fadime bacımın ellerini bir başka duygu ile öpeceğim.

    Mehmet Erdoğan: Ve de yakın tarih için çok güzel bir özet ve değerlendirme olmuş. Yaşa Torosların Ehmeti

    YanıtlaSil
  2. Allah gani gani rahmet eylesin... Yazacak anlatacak yapacak çok şeyi vardı Toroslların Ehmeti'nin.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...