12 Mart 2016 Cumartesi

Bekir Topaloğlu... O bir hocaydı!



Bekir Topaloğlu... 
Yıllar boyu hep adını duyarak ve kitaplarını okuyarak geçti İmam Hatip ve Fakülte hayatımız. Haseki münasebetiyle İstanbul’a geldik ve Yüksek Lisansa başlama imkanı bulduk. Fahrettin Atar hocamın odasında ilk kez gördüm kendisini. Doğrusu yıllar boyu  zihnimde canlandırılmış olan hayaline pek benzemiyordu. Hayal kırıklığına uğradım desem yanlış olmaz. Buna rağmen herkes ona saygılı davranıyordu ve ben bu taşralı halimle onun görüntüsünden büyük bir adam olduğunu anlamıştım. Sonra çok yakın olmasa da yıllar süren aynı fakültede birlikteliğimiz oldu. Kendisinden Gazzali'nin el-İktisad’ını da okuduk. Üç çocuk babası bir vaiz olarak  doktora yapmakta olduğum yıllar bana sekiz ay süre ile burs da bağladı. O sıkışık olduğumuz günlerde elimizden tuttu. O, olumsuz sayılabilecek ilk intibaımdan sonra -Allah bilir ya ben Bekir Topaloğlu deyince şöyle yağız babayiğit birini bekliyordum- her geçen gün Hocayı gerçek bir ilim adamı ve din âlimi olarak gördüm. Her gördüğümde içimden gelerek elinden öpmekten manevi bir haz aldım.
“İlim adamı asosyal olmak lazım!” derdi. Belki benim de öyle olmam ona böylesi bir yakınlık duymamda etkin olmuştu.
Bereketli ve dopdolu bir ömür... Kayıp halkanın yeniden oluşturulması ve kökle irtibatın yeniden sağlanması için hem yolu açan ve hem de açtıkları yolda bunca imkansızlıklarla yol alan ve arkalarından gelen nesillere örnek olan, onlara hamilik eden.... bir hoca. Ciddi ve saygın bir ilim ve dava adamı. Ne büyük bir saadet. Verdiği örnek eserler, yetiştirdiği ve müzahir olduğu talebeler onun ahiret azığı olacaktır. Birilerinin ifadesiyle "Sanki Cenab-ı Zülcelal'in bütün kötü duygulardan arındırdığı pratik aklı ve pratik zekası (olumsuz anlamda kullanılmış) olmayan saf ve tertemiz cennet ehli bir insan..."
Garibce olarak vaktiyle Fakültemizde talebelerimize verdiği konferansı üşenmedim satır satır bant çözümünü yapıp dört yazı olarak yayınlamıştım. Şimdi onları vefatı münasebetiyle yeniden yayınlıyorum. Her ilahiyat talebesinin ve ilim adamının ve de müslümanın okuması gerekli yazılar diye düşünüyorum.
Bugün (Cuma) hocanın dün defnetmiş olduğumuz mezarının yanından geçtim.
Bir varmış bir yokmuş gibi.
Önemli olan şu gök kubbede hoş bir seda bırakmakmış.
Hocamız bunu başardı. Bizlere çok güzel örnek oldu.
Allah bizlere de hayırlı hizmetler, hayırlı ve güzel ölümler nasip etsin.
Cümle geçmişlerimize rahmet olsun.
Dua ile!
11.03.2016
GARİBCE


Hocalarımız Suriye gezimiz esnasında bir kitapçıda.


1 yorum:

  1. Allah rahmet eylesin. Hayreddin Karman hocamız'la İmam-Hatip neslinin öncülerinden oldular. Okullarını derleyip topladılar, kitaplarını yazdılar. Seçtikleri Arapça metinlerde bile İmam-Hatip nesline ruh veren metinleri tercih ettiler. Bir taraftan Arapça öğretirken diğer taraftan bilinç kazandıran metinler. Bu metinlerden bazı bilgiler hala hafızamdadır...
    Allah rahmet eylesin
    Saffet KÖSE

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...