13 Temmuz 2013 Cumartesi

Ne olacak bizim bu oğlanların hali!


Eskiden bu sözü “Hep ne olacak bizim bu kızların hali!” diye söylerdik. Artık oğlanlarımız için de demeye başladık. Hakikaten ne olacak şu bizim -çocuk demeye dilim varmıyor- oğlanların ve kızların hali.
Başbakanımız ille de üç çocuk yapacaksınız diyor ve doğru da söylüyor. Zorlama yok. Ufuk gösteriyor, ötesini sen bilirsin ister yaparsın ister yapmazsın.
Ama yapabilmek için önce imkan lazım. Artık eskisi gibi çocukları leylekler getirmiyor.
Bir taraftan sosyal bir yara çocuk anneler. Sayıları binlerle ifade ediliyor. Henüz oyun çağında, doyası oynayabilmiş değil, ama kucağında bakmaya mecbur olduğu bebesi var.  Bu arada Ayşe annemizin bile zaman zaman oynadığı oyuncakları varmış. Hani istisnai durumlar olabilir. Ama yaygınlık kazanması bunun sosyal bir sorun halini alması gibi bir sonucu intac ediyor.
Taaddüd-i zevcâtın yani birden fazla kadınla evlenmenin  dinen caiz olması yanında hukuken de serbest olduğu Arap ülkelerinde “en önemli sosyal problemin unûse sorunsalı olduğunu” söylüyorlar.  Yani evlilik yaşı geçtiği halde bir türlü evlen(e)meyen kızların sayısının giderek artması.
Bu kızlar neden evlenmezler. Çünkü en büyük sebep evlenebilecekleri erkek bulamazlar. Meselenin bu yönü böyle.
Peki onlara eş olacak erkekler nerede?
Arazide. Zavallılar evlilikten gözleri öyle korkmuş ki tam anlamıyla arazideler. Kimi evlilik için olmazsa olmaz gördüğü kariyerini tamamlamada, kimi dünyanın öbür ucunda, kimi olur ya dışarı çıkarım da sırtıma birileri biniverir diye hep bir şeylerin arkasında.
Ebeveynler aman bizim kız evde kalacak diye hep kaygı ederlerdi, şimdi “Ne olacak bizim bu oğlanın hali!” diye ahu figan etmedeler.
İş böyle bir noktaya gelmiş vaziyette. Evleri olmayan insanlar için şu anda nerede bulunduklarının hiç de önemi yokmuş. Keza gidecek bir yerleri  olmayanlar için de öyle.
Hayatında, kendisinin diğer yarısı gibi gördüğü bir eşi olmayan birinin ihtiyaç duyması halinde yanındakinin kim olmasının da önemi yok. Ha dalında elma, ha dibinde elma. Ha bu ha ötekisi.
Müslümanlık zor zenaat. Bir Allah’a inanacaksın. Onun, bize kendi özlerimizden eşler yaratmış olduğuna inanacak ve onun arayışı içinde olacaksın. Eşinden başkasına bakmayacaksın, el uzatmayacaksın, dokunmayacaksın. Hal böyle olunca kendilerini korumaları için en çok ihtiyaç duydukları dönemde, evlilik yükünü omuzlamada en  mütahammil, evliliğin meyvelerini devşirmede en verimli oldukları dönemde bizim bu insanlarımıza eşlerini bulmada yardımcı olmamız gerekiyor ve onları yüreklendirmeye çalışmamız icab ediyor.
İyi çıktı bahtım, kötü çıktı vay sebep!
Olsun, biz de şöyle deriz: İyilik yap at denize, balık bilmezse Hâlık bilir.
Hem bunlar bizim kendi öz yavrularımız, ciğer parelerimiz ve de anne kuzuları.
Hayatın tozunu attırmış olsalar bile belli ki bu alanda desteğe ihtiyaçları var.
Sizce de öyle değil mi?
Dua ile!
13.07.2013

GARİBCE

1 yorum:

  1. bu konuda yüzde yüz katılıyorum hocam bizim evde beş kız var en büyüğü 30 en küçüğü 20 ve hepimiz bekarız ve tek sorun o arama konusundaki yüreksizliğimiz ... :(

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...