9 Ağustos 2012 Perşembe

Adınız, simanız ille de huyunuz!




Bir insanı nasıl tanırsınız? Katı, yatı olması onun iyi bir adam olması için yeterli midir?

Etrafında bir sürü korumalarının olması, makam ve mevki sahibi bulunması  bir ölçüt olabilir mi?

Benim hayranlık duyduğum insanlardan Hz Ömer bunu aslında çok güzel formüle etmiş: “Duyunca adınıza bakarız”, demiş. “Sonra görünce simanıza, deneyince de illâ ki huyunuza!”

Güzel bir isim duyanlar üzerinde güzel bir intiba uyandırır. O yüzden büyüklerin en önemli vazifelerinden biri de çocuklarına güzel, hayat boyu taşıyabilecekleri bir isim koymalarıdır. Öyle olur olmaz, ideoloji çağrıştıran, bir kültüre aidiyeti meçhul olan, ne idüğü belirsiz isimler koymaktan sakınmak lâzım. Bilinmeli ki çocuklar sevmeseler bile isimlerini taşımak zorundadırlar değiştirmek isteseler  ancak mahkeme kararıyla bunu yapabilmektedirler.

İkinci aşamada sizi görünce simanıza, bakarız, aşağıdan yukarı sizi şöyle bir süzeriz, sizin simanız, dış görünüşünüz, giyim kuşamınız, tarzınız vb. dahi bize sizin hakkınızda bir fikir verir. Ve de doğrudur, o itibarla insan görünüşüne de dikkat etmeli, toplumun değerleri ile örtüşmeyecek görünüm ve tavırlardan uzak durmalıdır.

Ve en nihayet deneyince ille de huyunuza bakarız. En önemli güzellik  huy güzelliğidir. Huyumuz güzelse, o ilk iki aşamadaki eksik ve kusurlarımızı kapatabilir. Ama tersi mümkün değildir. Adıyla şanıyla herkesçe bilinen, görünüş itibariyle de dünyalar güzeli/yakışıklısı olan nice müptezel kimse vardır ki, onları hep ahlakları ele verir.

Hz. Ömer’in bu kıstasını bilimsel bir çalışmaya uygulayın: Güzel bir ad (konu), şekil şartlarına tam olarak uyulmuş ve iki kapak arasına konulmuş ve içine baktığımızda da muhteva çok güzel… İşte sana en iyi bir tez.

Yemeğe uygulayın: Güzel adı olan bir yemek, görüntüsü iştihanızı kabartıyor, ağzınıza aldığınızda ise tadı damağınıza yayılıyor ve yedikçe yiyesiniz geliyor… İşte sana en güzel yemek.

Hz. Ömer’i ben çok seviyorum. O olmasaydı, bugün biz İslâm’ı nasıl anlardık bilemiyorum. Hatta şundan bile eminim: Hz. Ömer ve onun bakışına sahip olan açılımcı kafa ve dehalar olmasaydı, bugün Arap yarımadasının dışında Müslümanlar olur muydu, ondan bile emin değilim.

Rahmet olsun sana ey Koca Ömer!

Dua ile!

09.08.2/12

GARİBCE

1 yorum:

  1. Hanı bır soz vardır bu baglamda İnsanlar elbiseleri ile karşılanır, sözleriyle ağırlanırlar diye. Bu yazınız tamda bunu açıklamış. Huy demişsiniz de aklıma dervişin fikri ne ise zikride odur huyu da soylemler dısa vurur. Surahı ıcınde ne varsa onu bardaga koyar.Begenıze blogumu sunmak ıstıyorum hocam affınıza sıgınarak. Görüşlerınız kendımızı gelıştirme açısından bızım için çok kıymetli
    http://gelinizbirlikolalim.blogspot.com/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...