13 Eylül 2012 Perşembe

Sigara hakkında güzellemeler

 
Tütün hakkında epey bir güzelleme vardır galiba!
Yörük adamın biri Laz hocasına tütünün helalliği ile ilgili soru sormuş. Fakat hoca da tütün kullanıyormuş. Yörüğü güzelce bir süzmüş ve şöyle demiş...
Lülesi kırık
Çubuğu erik
Tütünü çürük
İçeni de Yörük olursa haramdır.
Laz bu ya zekâda üstüne yoktur. Hemen “Ama hocam siz de içiyorsunuz?” şeklindeki muhtemel suali dikkate alarak eklemiş:
Yook, öyle değil de,
Lülesi Burgaz
Çubuğu kiraz
Tütünü Şiraz
İçeni de Laz olursa helaldir...
Kürt hocasına da sormuşlar: O da:
"-Helal ise içiyoruz. Haram ise yakıyoruz!" cevabını vermiş.
Bu mantık bana “Haram kazançtan kurtulmanın yolu olarak “odun, kömür alacaksın, yakacaksın!” mantığını çağrıştırdı.
Şaka bir yana değerli dostlar, sigara –nargileyi de buna eklemeli- çok yaygınlaştı. Eskiden erkeklik alameti olarak algılanıyor ve çocuklar da buna sebep bir özentiyle içiyorlardı. Şimdi ise artık kadınlar arasında da son derece yayılmaya başladı. İçen içene…
Keyifleniyor, keyfinden içiyor; derdi var derdinden içiyor. İçiyor da içiyor. Birini söndürüyor öbürünü yakıyor. Nasıl bir meret ise sözde hem keyif veriyor hem de derdi gideriyor. Aslında hiç de öyle değil. Şimdiye kadar sigaranın bir derde derman olduğu görülmüş müdür? Ayrıca  giderek de  bir bağımlılık yapıyor ve ondan sonra bırakması iyiden iyiye zorlaşıyor. Devlet şu anda ciddi anlamda mücadele ediyor. Ama o kadar çok reklamı yapılıyor ki, devletin çabaları onların yanında hiç kalıyor.
Diziler sigara ve içki tüketimini sıradanlaştırıyor ve normal hayatın bir gereksinimi, normal insanların normal bir davranışı imiş gibi sunuyor. Zoraki görüntüleri gölgelemek çözüm olmuyor.
Rol modellerin önemi büyük. Ailede ve yakınlarda içen varsa, içmeye niyetlenen, yeni başlayan ve onun keyfine varan kimseler için artık mazeret hazır: “Ama babam da içiyor, abim de içiyor, dayım da içiyor…” Öyle ya , kötü olsaydı onlar içerler miydi.
Rahmetli babam sigara yüzünden ömrünün sonlarında çok sıkıntı çekti.
Büyük ağabeyim keza öyle. Ortalama yaştan evvel ölümünde sigaranın muhtemel payı çok yüksek olmalı.
Bir okul arkadaşım kırklı yaşlarda ciğer kanserinden göçtü.
Sigaranın olumsuz etkisi sayılamayacak kadar çok. Her açıdan. “Parasın el alır, tütününü yel alır, zararı sana kalır” diye eskiden bir tekerleme vardı.
Çevre kirliliğine o kadar etkisi büyük ki. Giderken sokaklara bakın üç çöpten biri ya sigara izmariti, ya sigara paketidir: Şimdilerde kibrit fazla kullanılmıyor galiba, göze fazla çarpmıyor.
Yangınlara sebep olması sebebiyle verdiği zararın hesabını ise ancak Allah bilir.
Dinî yönden sigaranın hükmü, ilkeler açısından kesin olarak haramlık olmalıdır. İçki ve kumar ile ilgili âyet bize bu konuda en genel ilkeyi veriyor: “Onlarda büyük bir günah ve birtakım yararlar vardır. Ama günahı yararından çok büyüktür”[1] Öyle ise onlardan (içki ve kumar) uzak durun.
Sigarayı bu ilkeye vurduğunuz zaman -bazılarının iddia ettiği gibi velev ki bir takım yararları da olsa-, zararı çok ama pek çok büyüktür. Öyle ise ondan uzak durulmalıdır.
Sigara ve ondan daha da beteri olan uyuşturucu bağımlılığı en az içki ve kumar kadar bir “ricz”dir, günahtır, murdarlıktır, uzak durulması gereken pisliktir[2].
İslam ulemasının böylesine murdarlığı açık olan bir şeye “haram” dememesi için sigaranın mahiyeti açısından bir engel yoktur. Engel sadece “haramların sınırlılığı ve bizzat naslarla belirlenmiş olması ilkesi”nin mevcudiyetidir. Hem sübut ve hem de delâlet bakımından katî olmayan bir delile müstenit olmadıkça İslâm alimleri “haram” tabirini kullanmaya pek yanaşmazlar, buna mukabil “mekruh” derler. Ancak onların dilindeki mekruhun anlamı amel açısından aynen haram gibi olmaktır. Nitekim vacib için de “amelî farz” tabir ederler. Yani yapılması ve gereğinin yerine getirilmesi açısından farzdan farkı yoktur, sadece itikadî açıdan aralarında bir derece farklılığı vardır demektir.
Sigara o kadar mendebur bir illettir ki sadece içen olarak sizi zehirlemiyor, aynı havayı teneffüs etmek zorunda kalan kimseleri de etkiliyor. Dahası sigara içilen bir mekanda bir süre kalmışsanız üzerinize sinen pis kokusu, karşılaştığınız ve size olan sevgileriyle sizi bağırlarına basan, size kucaklarını açan, sizin kucağınıza atılan  kimseler tarafından hemen fark ediliyor ve bu onlara rahatsızlık veriyor. Fakat bu insanlar sırf sizlere olan sevgilerinden dolayı durumunuzu sizin yüzünüze belki vurmuyorlardır, sizin engin anlayışınıza bırakıp, sabırla sonuç almayı bekliyorlardır.
Ama daha nereye kadar!
Cevabını senin azmin ve iraden belirleyecektir.
İçmiyorum diyeceksin ve içmeyeceksin. O kadar!
İnsanları, insiyaklarıyla hareket eden hayvanlardan ayıran şey iradelerinin varlığıdır.
Ve sen ey insan! Bütün itiyatları terk edip, iradî olarak Allah’ın yolunda menzil-i maksûda doğru yalpalamadan, sapmadan yürüyebilecek güçtesin.
Muhtaç olduğun güç ve kudret, işte senin bu engin iradende saklıdır.
Kolay gelsin! Yolun açık olsun!
Dualarımız sizlerle olacaktır!
13.09.2012
GARİBCE





[1] يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَا إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَا أَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَا وَيَسْأَلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَ قُلِ الْعَفْوَ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ  [البقرة : 219]


[2] يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ (90) إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَعَنِ الصَّلَاةِ فَهَلْ أَنْتُمْ مُنْتَهُونَ  [المائدة : 90 ، 91]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...